Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Delhi

  • Okunma : 30

Hindistan’ın ortakuzey bölgesinde yer alır. Başkent Yeni Delhi ile Cumna (Yamuna) Irmağı’nın batı kıyısına 8 km uzaklıkta bulunan, Moğollardan önceki dönemlerden kalma Eski Delhi’den oluşur. Kent Himalaya Dağları'nın 160 km güneyine düşer. Kentin tepelik sırtlarındaki ormanlarda çok sayıda tavuskuşu, papağan, dağ güvercini, pars, sırtlan, tilki ve kurt yaşar. Camna Irmağı’nda ise bazen timsahlara rastlanır. Delhi görkemli ağaçları ve rengârenk çiçekleriyle ünlüdür. Çok sıcak yaz günlerini izleyen muson mevsimi dışında iklim kurudur. Delhi tarih boyunca çeşitli imparatorluk ve krallıklara başkentlik etmiştir.

    Eski Delhi’nin kuruluşu İÖ 1400’lere uzanır. Zamanla bütünüyle yıkıldıktan sonra Timur istilasına kadar birbirine yakın yerlerde beş kez kuruldu. 1540’ta Eski Kale olarak bilinen altıncı kent yapıldı. 1638’de Moğol İmparatoru Şah Cihan yedinci kentin temelini attı. Kent büyük surlarla çevrilerek, imparatorluğun başkenti oldu. Eski Delhi’de, dünyanın en gösterişli yapıları arasında sayılabilecek, beyaz mermerden, değerli taşlarla süslü saray ve köşkler bulunur. İncili Cami, imparatorla özel olarak görüşülen Kabul Salonu ve Genel Kabul Salonu bunların en görkemlilerindendir. Zümrüt, yakut, safir ve incilerle bezeli, paha biçilmez değerdeki ünlü Tavus Tahtı da bir zamanlar bu salonda bulunuyordu. Sarayı çevreleyen caddelerden en ünlüsü eski bir alışveriş merkezi olan, altın ve gümüş tellerden yapılan takıları, oyma fildişi bibloları, şalları ve değerli halılarıyla Gümüşçüler Caddesi’dir. En çarpıcı yapılardan biri ise Cuma Mescidi ya da Büyük Cami’dir. Beyaz mermerden üç kubbesi vardır.

    Eski Delhi’yi dar ve dolambaçlı sokaklar bir ağ gibi sarar. Sokaklarda öküz arabaları, bisiklet, otobüs, kamyon ve otomobil gibi her çeşit ulaşım aracı görülebilir.

    Kentte geleneksel sanatların yanında elektronik, mühendislik, otomobil parçaları üretimi gibi küçük sanayiler de gelişmiştir.

    1912’de başkent, Kalküta’dan modern bir kent olarak kurulan Yeni Delhi’ye taşındı. Eski Delhi ile büyük bir karşıtlık gösteren Yeni Delhi, kent merkezinden geçen geniş, dümdüz bulvarı, büyük dairesel Parlamento Binası ve I. Dünya Savaşı’nda ölen Hintli askerler anısına dikilmiş görkemli anıtı ile çok etkileyicidir. Cumna’nın batı kıyısında, 31 Ocak 1948’de Mahatma Gandhi’nin cesedinin yakıldığı yer bugün ulusal bir tapmak ve hac merkezidir. 1957’de kurulan Delhi Hayvanat Bahçesi’nde 185 kadar hayvan türünün 1.700’ü aşkın örneği bulunur. Bunlar arasında beyaz kaplanlar ve aslan kuyruklu şebekler dikkat çeker.

    1947’de İngilizler’in ayrılmasından sonra, Yeni Delhi Hindistan Cumhuriyeti’nin başkenti oldu. Yeni Delhi’de halkın çoğu devlet dairelerinde ya da devlete bağlı işlerde çalışır. Delhi günümüzde ortakuzey Hindistan'ın ulaşım ve haberleşme merkezidir. Kuzeybatıdan doğuya giden tüm karayolları kentten geçer.