Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Fatih Camisi

  • Okunma : 32

İstanbul’un Fatih semtinde, Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılan büyük bir külliyenin içinde yer alır. Külliyede caminin yanı sıra 16 medrese, darüşşifa (hastane), tabhane (konukevi), imarethane (aşevi), kitaplık ve hamam bulunmaktaydı. Yapılarının büyük bir bölümü günümüze ulaşan külliyenin yerinde daha önce I. Constantinus tarafından yaptırılan Havariyun Kilisesi vardı,. İstanbul’un alınmasından sonra Fatih Sultan Mehmed’in emriyle bu kilise yıktırılarak içinde Fatih Camisi’nin de yer aldığı külliye kuruldu. Padişah ya da padişah eşlerinin adına yapılan ve “selatin” diye nitelenen camilerden biri olan bu caminin ve külliyenin mimarı Sinaneddin Yusuf bin Abdullah’tır (Atik Sinan).

    Cami yapılışından sonra birçok kez değişikliğe uğradı. Anıtsal bir yapı olan ilk camiyi bir büyük kubbe ile iki yarım kubbe örtüyordu. Kubbeler fil ayağı denen iki büyük sütun üzerine oturtulmuştu. Büyük kubbeyi ayrıca iki sütun taşımaktaydı. Cami 1509 depreminde öbür yapıların bir bölümü ile birlikte yıkılınca II. Bayezid döneminde onarıldı. 1765-66 depreminde caminin büyük kubbelerinin tümüyle yıkılması üzerine III. Mustafa döneminde Mimar Mehmed Tahir Ağa yapıyı yeniden onardı ve cami günümüze kadar bu durumuyla geldi.

    Fatih Camisi 11 hektarlık bir alanı kaplayan külliyenin ortasındaki avluda yer alır. Avluya kuzeyden Börekçiler ve Boyacılar, güneyden ise Çorba ve Türbe kapılarından girilir. Bahçedeki Kıble Kapısı’nın sağ ve sol pencereleri üzerinde besmele ve Fatiha Suresi kabartma biçiminde yazılıdır. Bahçe ortasında sekiz sütunlu, saçaklı ve kubbeli güzel bir şadırvan vardır. Caminin ana kapısı mermerle çevrelenmiştir. İkişer şeref eli iki minaresi olan cami ortada büyük bir kubbe, bu kubbeyi dört yandan destekleyen dört yanm kubbe ve köşelerdeki dört küçük kubbeyle örtülüdür.

    Fatih Camisi’nin onarımmda ilk durumuna bağlı kalınmışsa da Mimar Mehmed Tahir Ağa yapıya Barok mimari özellikler eklemi§- tir. Bu özellikler minarelerdeki süslemelerde kendini gösterir. 29 Ocak 1932’de ilk Türkçe ezan Fatih Camisi’nde okunmuştur.