Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Güney Afrika Savaşı

  • Okunma : 35

Boer Savaşı olarak da bilinen Güney Afrika Savaşı 1899’dan 1902’ye kadar sürdü. Natal ve Kap kolonilerinin denetimini elinde tutan İngiltere, Transvaal ve Oranj Bağımsız Devleti ile savaşa girdi. Bu cumhuriyetlerin halkları, ilk Hollandalı göçmenlerin torunları olan Boerler’di.

    Savaşın ilk üç ayında Boeder hemen her yerde üstün durumdaydılar. Savaşın başında Kimberley’i kuşattılar, Mafeking ve Ladysmith’i ele geçirdiler. Boerler güçlü ve cesur askerlerdi. Çoğu çiftliğinden ayrılarak, doğrudan savaşa gitmişti. Üniformaları yoktu ve subaylarını kendileri seçiyorlardı. Aralarında Louis Botha’nın da bulunduğu generalleri kurnaz ve becerikli savaşçılar olduklarını kanıtladılar. Aralık 1899’da İngilizler üç kez büyük yenilgiye uğradı. Bu yenilgilerin ardından İngilizler Güney Afrika’ ya çok sayıda asker gönderdiler.

    Bundan sonra savaşın yönü değişti. Önce Kimberley’i kuşatan Boerler geri püskürtüldü; daha sonra Şubat 1900’de Boer generallerden biri 4.000 askeriyle teslim oldu. İngilizler Ladysmith kentini, Oranj Bağımsız Devleti’nin başkenti Bloemfontein’i ve Mafeking’i aldılar. Zaferler birbirini izledi. Kasım 1909’da, kendisi de adamlarıyla birlikte savaş alanında çarpışan Transvaal Başkanı Paul Kruger bir Hollanda gemisiyle Güney Afrika’yı terk etti. Avrupa’dan yardım toplayacağını umuyordu ama bir daha ülkesini göremeden öldü. Bu arada Boer devletleri İngiliz kolonisi olmayı kabul etti. Savaş bitmiş gibi görünüyordu.

    Ama Boerler mücadeleyi bırakmadıkları için, savaş sürüyordu. Küçük gruplarla yaklaşık iki yıl gerilla savaşı yürüttüler. Halk da Boerler’e yardım etti. Bunun üzerine İngilizler gerillalara yardım eden çiftçilerin çiftliklerini yakıp yıkmaya başladı. Binlerce insan evsiz kaldı. Kadınlar, çocuklar ve Yerli hizmetçileri toplama kamplarının ilk örnekleri sayılabilecek kamplarda bir araya topladılar. Kamplarda yeterince yiyecek ve ilaç yoktu. Hastalık baş gösterince çoğu kadın ve çocuk olan 20 bin Boer öldü.

    İngiliz ve Boer liderlerinin sürdürdüğü uzun görüşmelerden sonra Mayıs 1902’de barış yapıldı. Boerler, Kral VII. Edward’ın uyruğu olmayı kabul ettiler. İngiliz yönetimi de onlara, en kısa zamanda kendi kendilerini yöneteceklerine ilişkin söz verdi ve yıkılan çiftliklerin onarılması için para yardımı yaptı.