Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Deniz Kuvvetleri

  • Okunma : 46

Bir ülkenin deniz kuvvetleri o ülkenin savaş gemilerinden oluşur. Deniz kuvvetlerinde uçak gemileri, denizaltılar, destroyerler gibi doğrudan savaşa katılan gemilerin yanında ikmal, onarım, hastane gemileri ve akaryakıt tankerleri gibi yardımcı gemiler de bulunur. Ayrıca donanmaya bağlı uçaklar ve başka hava araçları da vardır.

    İlkçağlardan beri insanlar denizyoluyla yolculuk ve ticaret yaptılar. Kendilerini çevreleyen denizleri denetlemenin ve bunun bir yolu olarak da donanma bulundurmanın önemini kavrayan uluslar, güçlü ve zengin oldu. Deniz kuvvetleri tarihte, gerek ulusların kendi çıkarlarını koruma ve geliştirmelerinde gerek başka uluslarla olan ilişkilerinde önemli roller oynadı.

Deniz Kuvvetlerinin Gelişmesi

İlkçağlarda gençler eğitimlerinin bir parçası olarak silah kullanmayı öğrenirlerdi. Bu, kara ordusunun eğitimini kolaylaştırırdı. Savaş için toplanan askerler savaş sonrasında, kendilerine yeniden gereksinim duyuluncaya kadar evlerine geri dönerlerdi. Aynı yöntemi deniz kuvvetlerinde uygulamak çok daha güçtü. Savaş gemilerinin sürekli bakımlı olması ve savaşta işe yaramaları için mürettebatın iyi yetişmiş denizcilerden oluşması gerekliydi. Bu nedenle iyi bir deniz gücü yetiştirmek yavaş gelişen ve oldukça masraflı bir süreçtir.

    Zenginliğini deniz ticaretine borçlu olan Eski Atina’da, ticaret gemilerini küçük ama etkili bir deniz gücü korurdu. Büyük bir kara imparatorluğu olan Persler’in ise donanmaya gereksinimleri yoktu ve bilinebildiği kadarıyla, İÖ 480’de Salamis’te Atina donanmasıyla savaşan büyük Pers donanması Yunanistan’ı istila etmek gibi özel bir amaçla kurulmuştu. Pers kralı ordusunu topladığı yöntemle donanma oluşturmaya çalışmıştı; ama sonu felaket oldu.

    Avrupa ortaçağın sonunda ticarete ve denizaşırı sömürgelere dayanan “denizci uluslar'ın doğuşuna tanık oldu. Buna iyi bir örnek, ticaret yollarını korumak için yalnızca donanmasına güvenen Venedik’tir. Portekiz ve Hollanda da sömürgeler kurmak ve ticaret yapmak için uzak ülkelere gemiler gönderdi. İspanya ve Fransa, denizaşırı topraklar ele geçirdikçe denizlerde de güç kazandılar.

    Karada pek güçlü olmayan İngiltere denizlerdeki ustalığıyla Avrupalı komşularıyla çekişti ve sonunda onlara üstün geldi. Deniz gücünün bir ada ülkesine sağlayabileceği yarar ilk kez Kraliçe I. Elizabeth döneminde anlaşıldı. İngiltere deniz kuvvetlerinin dünyanın en büyük gücü olması ise 200 yıl aldı. 19. yüzyılın büyük bölümünde İngiliz donanması “denizlerin mutlak hakimi”ydi.

    20. yüzyılın başlarında, denizlerde İngiltere’ye rakip olmak isteyen Almanya bir donanma kurdu. Ama bu girişimi başarılı olamadı; çünkü, Almanya’nın ülke kaynaklarını büyük ölçüde tüketen dev bir kara ordusu da vardı. Sonuçta, İngiliz donanması I. Dünya Savaşı boyunca denizlerdeki en büyük savaş gücü olarak kaldı.

    1921-22 yıllarında güçlü donanmalara sahip ülkelerin temsilcileri, ABD’deki Washington, D.C.’de buluşarak deniz kuvvetlerini sınırlama kararı aldılar. ABD ve İngiltere bu karara uyarken, Japonya ve Almanya kısa bir süre sonra yaptıkları savaş gemisi sayısını artırdılar. 1939’a gelinirken artık dünya, güçlü donanmaların sonucu doğrudan etkileyeceği başka bir dünya savaşı için hazırdı.

    II. Dünya Savaşı’nda uçak gemileri deniz kuvvetlerinin harekâtında önemli görevler yüklendi. Zırhlı savaş gemileri kıyı bombardımanının yanı sıra yolcu ve ticaret gemilerini düşman denizaltılarmın saldırılarından korudu. 7 Aralık 1941’de Japonlar’m Pearl Harbor’a yaptıkları baskın ABD donanmasına büyük zarar verdi. Müttefikler 1944’te Fransa’ya denizden çıkarma yapmak için çok büyük bir çıkarma filosu kurdular.

    Günümüzde dünyanın en güçlü ve en gelişkin silahlarla donatılmış donanmalarına ABD ve SSCB deniz kuvvetleri sahiptir. II. Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD deniz kuvvetleri birçok yeni silah, gemi ve uçak geliştirdi. ABD’nin denizlerde dolaşan dört vurucu filosu Birinci, İkinci, Altıncı ve Yedinci filolardır. Bunlar uçak gemileri, nükleer bombalar ve güdümlü füzeler taşıyan uçaklarıyla dünyanın en güçlü donanmasıdır.

    SSCB deniz kuvvetleri denizaltıları, uçak gemileri ve nükleer enerjiden yararlanan kruvazörleri ile ABD’den sonra ikinci sıradadır. Önceleri kendi karasularında dolaşan SSCB donanmasının bugün uzak ülkelerde de üsleri vardır ve gemileri bütün okyanuslarda dolaşır.

Türkiye'de Deniz Kuvvetleri

Osmanlılar’ın denize ilgileri Ege ve Akdeniz kıyılarına yerleştikçe arttı. İlk deniz kuvvetlerinin gelişimi Yıldırım Bayezid döneminde kıyı kesiminde yer alan Anadolu Beylikleri’ ni, özellikle de Aydınoğulları gibi denizcilikte oldukça ilerlemiş beylikleri topraklarına katmalarıyla başlar. Osmanlılar ilk savaş gemilerini 15. yüzyılda yaptılar. Daha önceleri hem ticarette, hem savaşta kürekli küçük tip gemiler kullanılırdı.

    Fatih Sultan Mehmed dönemine kadar deniz kuvvetlerinde çok önemli bir gelişme görülmedi. Fatih’le birlikte güçlenen Osmanlı donanması İstanbul’un fethinde önemli bir rol üstlendi. 16. yüzyılda artık Akdeniz’in en güçlü donanmasına Osmanlılar sahipti. Bu donanmanın gelişiminde Barbaros Hayreddin Paşa, Turgut Reis, Kılıç Ali Paşa gibi korsanlıktan gelme denizcilerin bulunmasının büyük payı oldu.

    1571’de İnebahtı Deniz Savaşı’nda yenilen Osmanlı donanması, daha büyük gemilerle desteklenmesine karşın, eski güçlü durumunu koruyamadı. 1770’te Çeşme Baskım’nda tüm gemileri yakıldı ve donanma giderek güçsüz duruma düştü.

    Osmanlı donanması Mondros Mütarekesi ile dağıtıldı. Kurtuluş Savaşı sırasında Türk deniz kuvvetleri tümü Karadeniz’de bulunan, savaş gücünü yitirmiş birkaç gemiden oluşuyordu. Savaştan sonra 1924’te çıkarılan bir yasayla Bahriye Vekaleti (Deniz Bakanlığı) kuruldu.

    1928’de bu bakanlık Müdafaa-i Milliye Vekâleti’ne (Milli Savunma Bakanlığı) Deniz Müsteşarlığı olarak bağlandı. Deniz Müsteşarlığı 1945’te Deniz Kurmay Başkanlığı’na dönüştü. II. Dünya Savaşı’ndan sonra, 1949’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı kurularak deniz kuvvetleri yeniden örgütlendi. Donanma, teknik personel, güç ve teknolojik olarak yenilendi.

Modern Donanma Gemileri

Büyük savaş gemileri buhar türbinleriyle çalıştırılır. Türbinler için gerekli buhar, sıvı yakıt yakan buhar kazanlarından ya da nükleer reaktörlerden elde edilir. Daha küçük gemilerde dizel motorları kullanılır; çoğu kez yardımcı güç sağlamak için büyük gemilere de dizel m otoru eklenir. Dizel motorlarıyla birlikte sık sık gaz türbini de kullanılmaktadır. Gaz türbinleri, gerektiğinde hızın çabucak artırılabilmesini sağlar; ama, dizel motorlarına göre epeyce fazla yakıt kullanır. Günümüzde çoğu savaş gemisi top ve füze gibi silahlarla hedef alınan uçak, gemi ve denizaltıların bulunabilmesini sağlayan elektronik algılayıcılar ve radarlarla donatılmıştır. Savaş gemilerinde uçaksavar, gemisavar ve denizaltısavar füzeleri de bulunabilir. Firkateyn gibi oldukça küçük gemiler bile, keşif ve denizaltılara karşı devriye görevi yapacak bir helikopteri taşıyabilmektedir.

    Günümüzde kruvazör, destroyer ve firkateyn olarak adlandırılan gemiler arasında büyüklükleri dışında pek az fark vardır. Kruvazörler büyük gemilerdir. Destroyer ve firkateynler ise daha küçüktür. Ama modern bir firkateynin ateş gücü II. Dünya Savaşı’nda kullanılan ve kendisinin üç katı büyüklükte olan bir savaş gemisinden daha fazladır. Firkateynlerdeki güdümlü füzeler, II. Dünya Savaşı’nın savaş gemilerinde bulunan toplardan çok daha güçlüdür.

    Göreve çıkan tipik bir deniz gücünde uçak gemileriyle birlikte hızlı kruvazörler ve destroyerler, mayın tarama gemileri, tankerler ve ikmal gemileri bulunur. Deniz kuvvetlerinin ayrıca daha küçük kıyı koruma gemileri de vardır.

    Bütün savaş gemilerinin en ürkütücüsü, balistik füzelerle donatılmış nükleer denizaltılardır. Çok pahalı olan bu denizaltılar ABD ve SSCB deniz kuvvetlerinde, çok daha az sayıda da İngiliz ve Fransız donanmalarında bulunur. Bütün denizaltılarda balistik füzeler olmaz. Bazıları öbür denizaltıları, gemileri izlemek ve onlarla savaşmak üzere yapılmıştır.

    Barış zamanında, deniz kuvvetleri ülkeler arasında iyi ilişkilerin güçlenmesine yardım etmek üzere, başka ülkelerin limanlarına dostluk ziyaretlerinde bulunur. Donanma gemileri ticaret yollarını ve açık denizlerdeki petrol alanlannı korur.