Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Düğme

  • Okunma : 33

Düğme, giysilerin kavuşturulması gereken yerlerini kapatmaya yarar. İlikleme işlevinin yanı sıra süsleme amacıyla da kullanılır. Düğme sözcüğü tüg-mek, yani düğmek, bağlamak kökünden gelir. Selçuklular döneminde “tügme” olarak kullanılırdı. Eski Türk mezarlarında süs eşyası olarak çok sayıda düğme bulunmuştur. Oğuzlar Anadolu’ya geldiklerinde ilik yapmayı biliyorlardı. Osmanlılar döneminde saray giysileri yakut, zümrüt, firuze, yeşim gibi değerli taşlardan düğmelerle bezenirdi. Ayrıca altın ve gümüş tellerle yapılmış elmas kakmalı düğmeler giysinin değerini artırırdı. Oya gibi örülmüş iğne işi düğmeler de giysilere ayrı bir güzellik katardı.

    Eski Yunanlılar ve Etrüskler bedenlerini saran giysileri omuzlarından tutturmak için düğme, Eski Romalılar ise broş denen, alt yüzünde bir iğne olan değerli taşlar ya da maden parçaları kullanırlardı. Düğmeler kemik, kumtaşı, kehribar, mercan, altın, gümüş, cam, kristal, fildişi, inci, sedef, deri, keten ve çeşitli metal alaşımlarından yapılırdı. Altın, gümüş gibi değerli madenlerden yapılan düğmeler bir kimsenin toplumsal konumunun ve zenginliğinin göstergesiydi.

    İÖ 3000 yıllarında Persler çeşitli eşyaların sahiplerini belirlemek için düğme biçiminde, taştan oyulmuş mühürler kullandılar. İlk Tunç Çağı’nda, bundan yaklaşık 6.000 yıl önce Avrupa’da yaşayan Beaker halkı kemik, boynuz, kahverengi ve siyah linyit, kiltaşı ve kumtaşından düğmeler yapmışlardı. Tahta ve linyitten yapılan düğmeler daha sonraları altınla kaplanmaya başlandı.

    Aynı dönemde İtalya, İspanya ve Fransa’da ufak düğmeler tuniklerin yakasında ve ayakkabılarda süs olarak kullanılıyordu. Düğme 12. yüzyılın sonlarına doğru ayakkabı, tunik ve cüppelerde, kısa bir süre sonra da başlıklarda kullanılmaya başlandı. 13. yüzyılda düğme iliği yapılmaya başlandıktan sonra, giysilerde düğme kullanımı yaygınlık kazandı. 14. yüzyılda erkek ve kadın giysileri, hem süs için hem de giysilerin kavuşturulması amacıyla altın, gümüş, mercan ve kristalden yapılmış düğmelerle donatıldı. 16. yüzyılda İngiltere’de varlıklı kimseler giysilerinde altın ve gümüş kaplama ya da mineli düğmeler kullandılar. Aynı dönemde sert kalay alaşımı ve pirinçten ya da ipek ipliklerle kaplanmış daha sade düğmeler de yapıldı.

    Değerli taşlarla bezenen düğmeler 17. yüzyılda süs olarak erkeklerce yaygın biçimde kullanıldı. 1685’te Fransa Kralı XIV. Louis’nin kendisi için 75 tane elmas düğme ısmarladığı söylenir.

    1850’lerde döküm ve kesme tekniğiyle metal alaşımından yapılan düğmeler, hem üniformalarda hem de sivil giysilerde yaygın olarak kullanıldı. Kadınların da düğme kullanmaya başlamasıyla düğme yapımcılığı hızla gelişti. Kumaşla kaplanan düğmeler baskıyla mekanik olarak üretiliyordu. Ayrıca kesilip biçimlendirilebilen ve boyanabilen hayvan boynuzları ve toynakları da düğme yapımına elverişli malzemeler arasındaydı. Fransa'da porselen düğme, Bohemya’da (bugün Çekoslovakya) cam düğme yapımı gelişti. Japonlar’ın elle boyadıkları seramik düğmeler, Çinliler’in lake düğmeleri düğme çeşitlerine yenilik getirdi.

    20. yüzyılda, düğme yapımında kullanılan doğal maddeler yerini, üretimin çok sayıda ve düşük maliyetle yapılmasını sağlayan yapay maddelere bıraktı.