Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Ebru

  • Okunma : 731

Ebru, Düz kâğıdı özel bir yöntemle renkli ve dalgalı çizgilerle süsleme sanatının ve bu yöntemle süslenmiş kâğıdın ortak adı.

Ebru sanatının kaynağı Türkistan'dır. Oradan İran'a ve Türkiye'ye geçmiş, ülkemizde gerçek sanat değeri olan çok başarılı örnekleri yapılmıştır. Bu örneklerin en seçkinleri, Topkapı Sarayı Müzesi'ndedir.

Ebru sözcüğü, farsça "bulut" anlamına gelen Ebr sözcüğünden türemedir. Ebru yöntemiyle düz beyaz kâğıtlar, bulutlar ya da damarlı mermerler gibi renkli, dalgalı, hareli biçimler alır. Bu ebrulanmış kâğıtlar, kitap ciltlerinin iç kapaklarında ya da hat sanatında, el yazması levhalara fon olarak kullanılır. Türk ebrularının özelliği, ebru ustalarının yalnızca kâğıdı dalgalandırarak süslemekle yetinmeyip, ebru üstüne motifler, çiçekler de yaparak zenginleştirmiş olmalarıdır. Ünlü ustaların özgün üslupları böyle oluşmuş, tıpkı bir imza gibi, ebruya bakanlar onun, kimin yapıtı olduğunu anlayabilir duruma gelmiş, böylece belli bir üsluba uyan ebrular, o modeli ilk uygulayan ustanın adıyla anılmıştır.

Ebru yapmak için gerekli araç-gereç kitre (çalılardan çıkan bir tür zamk), toz boyalar (madensel ya da kimyasal olabilir. Eski boyaların en ünlüleri lahor, bedahşi, bengal, çivit, vb. boyalardı), taze sığır ödü (mezbahadan sağlanır; kâğıtlara, boyalara, gerekli suya uygunboyutlarda katılır), tabak, bir küçük havan, suluboya fırçası, kahve kaşığı, tahta kaşık, çanak, vb'dir.

Önce, derince bir kaba uygun ölçüde su konulur ve bu suya kitreden bir bölüm atılır. Kaşıkla iyice eze eze karıştırılarak kitre eritilip, su boza kıvamına gelinceye kadar kitre eklenir. Boyalar ayrı ayrı, iyice dövülerek ince un haline getirildikten sonra, ayrı çanaklardaki bu boyalara kitreli sudan konarak bal kıvamında bulamaçlar oluşturulur ve bu bulamaçlar iyice karıştırılır. Bulamaçların içine, boya miktarına göre bir ya da iki kahve kaşığı öd katılıp, iyice karıştırılarak bulamaca yedirilir. Ebrunun yapılacağı kaba, bir karış yüksekliği buluncaya kadar, kitreli sudan konur. Sonra, hazırlanmış boyalardan, bir suluboya fırçasıyla bir tutam alınarak kitreli suyun yüzüne salınır (boya salmaya koyu renklerden başlamak gerekir). Kitreli su, hem yoğun ve kalın, hem de yapışkan olduğu için boyalar suyun yüzünde kalır (boyaların içindeki öd de dibe çökmelerini önler). Sanatçı, istediği boyaları suyun yüzüne yerleştirdikten sonra, bir iğne ucuyla boyalara dokunarak bunlara istediği biçimi, hareyi, dalgayı verir.

Kâğıdın ebrulanması için, boyayı kolay emen, biraz kabaca bir yapıda olması gerekir. Ebrulanacak kâğıt yavaşça suyun yüzüne bırakılıp, beş-on saniye sonra, yine aynı özenle su yüzünden kaldırılır (bu süre uzamamalı ve kâğıdın bütün boyayı çekmesi önlenmelidir). Sudan çıkarılan kâğıt, suyu ve kitresi iyice süzülünceye kadar bir köşesinden asılır. Sonra düz bir yüzeyde kurutulur (kurutma işlemi, güneşte ya da sıcakta yapılmamalıdır). Boyalar bozulmamışsa, aynı suya ikinci bir kâğıt konabilir.

Ebru desenleri günümüzde, basılı kâğıtlarda, duvar kâğıtlarında ve kumaş üstünde denenmekte ve bu çalışmalardan çok olumlu sonuçlar alınmaktadır.