Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Frigya

  • Okunma : 30

Eskiçağlarda Sakarya Irmağı ile Büyük Menderes’in yukarı çığırları arasında kalan bölgeye Frigya (Phrygia) adı verilirdi. Bu ad Balkanlar’dan gelen, Trakya’yı aştıktan sonra boğazları geçerek Anadolu’ya giren Frigler’den kaynaklanıyordu. İÖ 12. yüzyıl ile İÖ 7. yüzyıl arasında Orta Anadolu’nun batısına egemen olan Frigler önce Bitinya bölgesine (Bursa-İzmit dolayları) yerleşmişlerdi. Ama arkadan gelen yeni göçlerin zorlamasıyla Batı ve Orta Anadolu’nun iç kesimlerine doğru ilerlediler. İlkin Sakarya Irmağı çevresine, ardından batıda Gediz ve Büyük Menderes’in yukarı vadileri ile doğuda Kızılırmak ve Tuz Gölü dolaylarına yayıldılar. Bazı kolları ise Burdur Gölü, Erciyas Yaylası ve Yeşilırmak vadisine kadar uzandı. Frigler’in önünden kaçan yerli halkın bir bölümü Toroslar’ın güneyine ve bugünkü Kahramanmaraş yöresine göçtü. Geride kalanlar ise Frigler’le kaynaştı.

    Asur belgelerinde sözü edilen Muşkiler’in Frigler’in bir kolu olduğu sanılmaktadır. Muşkiler Kapadokya’nın doğusuna, Aşağı Fırat havzasına kadar uzanmışlardı. Batıda başkentleri Gordion olan Frigler ile doğuda başkentleri Mazaka (Kayseri) olan Muşkiler Anadolu Yaylası’nın tümüne egemen olarak Hitit Devleti’ne son verdiler.

    Frigler’in ilk kralı Gordios’tur. Yukarı Kızılırmak bölgesini Asurlular’dan almayı amaçlayan Frigler Urartular’la birleşerek bu devletin akınlarına karşı koymaya çalıştılar. Ancak İÖ 738’de başa geçen Gordios’un oğlu efsanevi Kral Midas bu amaç gerçekleşmeden Asurlular’la anlaştı. Frigler İÖ9.-8. yüzyıllarda en güçlü dönemlerini yaşadılar. Hitit topraklarının hemen hemen tümünü ele geçirdiler; doğu sınırları Kızılırmak’a ulaştı. Midas döneminde başkent Gordion ile Midas (Yazılıkaya) ve Pessinus kutsal kentleri ünlenmişti. Midas sınırlarını doğuya doğru genişletirken öte yandan batıya da yönelerek Yunanlılarla ilişkiler kurdu.

    İÖ 700 yıllarına doğru Kafkaslar’dan gelerek Anadolu’ya giren Kimmerler bazı bölgeleri işgal edince Frigler için Kimmerler’le savaşmak kaçınılmaz oldu. Frigler’in başkenti Gordion’u ele geçiren Kimmerler kenti yaktılar. Bu yenilgi karşısında Kral Midas’ın öküz kanı içerek kendini öldürdüğü söylenir.

Toplumsal ve Ekonomik Yaşam

Frigler’in toplum yapısına ilişkin bilgiler çok sınırlıdır. Krallıkla yönetilen Frigler’de toprağın rahiplerin elinde olduğu sanılmaktadır.

    Eski Yunan belgeleri tarım ve hayvancılıkla uğraşan Frigler’in büyük sürüler halinde hayvan, özellikle at yetiştirdiklerini, bağ ve bahçelerinin verimliliğini övgüyle anlatmaktadır. Frig kralları çiftçiliğe ve hayvancılığa çok önem verdikleri için kıyılardan çok Anadolu içlerine doğru genişlemeyi yeğlemişlerdir. Çöken Hitit Devleti’nin kentlerine yerleşen Frigler bugünkü Ankara, Çorum, Yozgat, Afyonkarahisar ve Eskişehir’i içine alan geniş bir bölgede yaşıyorlardı. Çok geçmeden An adolu’da bir karayolu ağı kurdular. Doğudaki Asur ve Luvi devletleriyle, Ege kıyılarındaki Yunan kentleriyle yoğun bir ticaret ilişkisi içine girdiler. Kral Midas döneminde bu yolla büyük bir zenginliğe ulaştılar. Kralın zenginliği efsanelere konu oldu. Ege kıyılarından başlayarak Frigya topraklarından geçip Mezopotamya’ya kadar uzanan ünlü Kral Yolu Frigya’nın önemini artırmıştı. Kazılardan çıkan buluntularda, uzak ülkelerden satın alınmış çok sayıda eşyaya rastlanmıştır.

Frigler'de Sanat

Frigler’le ilgili tarihsel kalıntılar Midas, Ayazini, Aslantaş, Yazılıkaya, Gordion, Pazarlı, Alişar, Alacahöyük ve Boğazköy’de yoğunlaşmıştır. Bilindiği gibi bu yerlerin çoğu daha önce Hititler’in yerleşim yerleriydi. Hitit uygarlığı Frigler’i çok etkilemiştir. Bu uygarlık ürünlerinden yararlanan Frigler de güçlü bir Anadolu uygarlığı yarattılar. Frigler, Hititler’in yanı sıra Urartu, Asur ve Yunan sanatını da özümsemişler, onlara yeni özellikler kazandırmışlardır. Kayaları oyarak yaptıkları anıtları çeşitli insan ve hayvan motifleriyle bezerlerdi. Pişmiş topraktan yapılma levhalar, tanrıçaları Kibele için yaptıkları tapınakların duvarlarını süslerdi.

    Frigler madeni ve ağacı işlemeyi çok iyi biliyorlardı. Kazılarda çıkarılan makara kulplu bronz tabaklar, kazanlar, altın, gümüş ve bronz yaylı çengelli iğneler, değerli madenlerden giysi kemerleri, tokalar ve zengin bezemeli dokuma ürünleri, geometrik desenlerle süslü ev eşyaları göz kamaştırıcı güzelliktedir. Ayrıca, özellikle çengelli iğne yapımında kullandıkları teknoloji ise dönemine göre şaşırtıcı bir gelişkinliktedir.

    Frigler’in usta oldukları işlerden biri de dokumacılıktı. Anadolu kilimlerindeki zengin motiflerin birçoğu Frigler’den kalmadır.

    Frigler’in müzik alanında da gelişkin oldukları ve birçok müzik aletini buldukları da bilinmektedir. Ayrıca yazı kültürü çok gelişmişti. Yazıyı yalnızca kral ve çevresi değil, halkın çoğunluğu da kullanabiliyordu.