Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Hemşirelik

  • Okunma : 39

Hemşirelik, hastalıkları önlemek, hastalıktan kaynaklanan acıyı ve sıkıntıyı hafifletmek, hasta insanı sağlığına kavuşturmak gibi işlevleri olan bir meslektir. Hemşirelik yaşama, insan onuruna ve haklarına saygıyı içerir. Hemşireler ulus, ırk, din, renk, yaş, cinsiyet, siyasal görüş ya da toplumsal sınıflandırmalardan etkilenmeden görev yaparlar. Hemşirelik dünyanın en geniş sağlık örgütü ağını oluşturmaktadır.

    İnsanlar yüzyıllardan beri hasta ve sakatların acılarını dindirme çabasıyla onlara yardımcı olmaya çalışmıştır. Kırık ve çıkıkların sarılması, yaraların dağlanması, pansuman gibi yöntemler eski uygarlıklarda biliniyordu. Ne var ki, hemşireliğin bir meslek olarak tanınması oldukça yenidir. Hıristiyanlık’ın yayıldığı ortaçağ boyunca çeşitli dinsel örgütler hastaların bakımını üstlenerek Avrupa’nın birçok yerinde hastaneler açmışlardı. Buralarda, eğitim görmemiş olmalarına karşın hastalara baka baka deney kazanan kadınlar çalışırdı.

    16. yüzyılda öbür alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da önemli bilimsel gelişmeler oldu. 19. yüzyılda bazı hastalıkların mikroplar aracılığıyla bulaştığının keşfedilmesi ve kitlesel ölümlere neden olan bulaşıcı hastalıkları önleyici aşı ve ilaçların bulunması hemşireliğin kurumlaşmasını sağladı.

    Çağdaş hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale’dir. İyi bir eğitim görmüş aydın bir kadın olan Florence Nightingale aynı zamanda güçlü bir kişiliğe sahipti. 1854’te bir grup kadınla birlikte Kırım Savaşı’nda yaralanan İngiliz ve Türk askerlerine bakmak için Üsküdar’daki Selimiye Kışlası’na geldi. İki yıl burada çalıştıktan sonra 1860’ta Londra’da St.Thomas Hastanesi’ne bağlı ilk hemşirelik okulunu kurdu. Hastalara bakmak için özel bir eğitim gerektiğini öne süren Nightingale çağdaş hemşireliğin gelişmesi için çalıştı. Hemşirelerle doktorlar arasında hasta yararına bir işbölümü olması gerektiğini savunuyordu. Nightingale’e göre hemşireler, hastalara bakmanın yanı sıra, insanları sağlıklarını koruma yolunda da bilgilendirebilmeliydi.

    19. yüzyılın sonlarında hemşire ve hemşire yardımcısı yetiştirmek üzere Avrupa, ABD ve Avustralya’da birçok okul açıldı. 1863’te Kızılhaç’ın kurulmasıyla bazı ulusal Kızılhaç örgütleri savaş ve doğal felaketlerde acil yardımda bulunacak hemşireler yetiştirdi.

    Türkiye’de hemşireliğe ilişkin ilk girişimler Balkan Savaşları sırasında başlamıştır. 1911’de Kızılay’ın öncülüğünde ilk kez İstanbul’daki Kadırga Hastanesi’nde 6 ay süreli gönüllü hastabakıcı kursu açıldı. İlk hemşirelik okulunu ise ABD’liler kurdu. Amiral Bristol Hastanesi’ne bağlı Hastabakıcı Dershanesi 1920’de öğretime açıldı. Bu okul günümüzde Türk ve ABD’li hemşireler tarafından yönetilmektedir. Cumhuriyet döneminde ilk hemşirelik okulu 1925’te İstanbul’da açılan Kızılay Özel Hemşire Okulu’dur. Yeni okulların yaygınlaşması 1946’dan sonraya rastlar. Günümüzde yaklaşık 33 bin hemşire ve 19 bin ebe hizmet vermektedir.

    Hemşirelikte en büyük atılım II. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda gerçekleşti. Anestezinin keşfi gibi tıptaki yeni buluşların sağlık hizmetlerinde kullanılabilmesi için doktor, hemşire ve öbür yardımcı sağlık görevlilerinin eğitimlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerekti. Hemşireler için de doktorlar gibi uzmanlık alanlarının ayrışması zorunluluğu doğdu. Çocuk hastalıkları ve bakımı, doğum, ameliyat, ortopedi, göz, psikiyatri, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı ile halk sağlığı bunların başlıcalarıydı. Günümüzde birçok ülkede hemşirelerin üçte ikisi hastane hemşiresi olarak çalışır. Bu görev doğrudan hasta bakımıyla ilgilidir.

    Yeni toplumsal talepleri karşılamak amacıyla koruyucu sağlık hizmetleri alanında da görev alan hemşireler, ayrıca aile planlaması, ana-çocuk sağlığı, ayakta geçici tedavi gören ya da bakımı evde izlenen hastalardan da sorumludurlar.

    Hemen hemen her ülkede hemşire eğitimi insancıl ve bilimsel iki temele dayalıdır. Kuramsal eğitimin yanı sıra öğrenciler hastanelerde ve görev alanlarına giren kuruluşlarda uygulamalı çalışmalar yaparlar. Genellikle iki tür eğitim programı vardır. Birincisi diploma almaya yöneliktir. İkincisi ise yardımcı hemşireliktir.

    Hemşireliğin yaygınlık kazanması uygulama alanlarının yasalarla belirlenmesi zorunluluğunu doğurmuştur. Yasaya göre tanımlanan hemşirelik, hemşirelerin hangi alanlarda, ne gibi yetkilerle görev alacağını da saptar. Bu yasalar halkı korumak, halk sağlığını güvence altına almak içindir.

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlık eğitimi ve hastalıkların önlenmesi konusunda yoğun çalışmalar yapmakta, bu çalışmalarda çok sayıda eğitimli hemşire görev almaktadır. Bu hemşireler görevli oldukları bölgelerde halka hastalıklardan nasıl korunacaklarını, hastalarına nasıl bakacaklarını öğretirler.