Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Dedektif

  • Okunma : 30

Dedektif, işi suçları soruşturmak ve suçluları yakalamak olan polis görevlisidir. Özel soruşturmalar yaptırmak için kiralanan dedektifler de vardır. Öykülerde ve romanlarda rastladıklarımız genellikle bu türden özel dedektiflerdir.

    Çağdaş dedektiflik büyük bir beceri ve sabır gerektirir. Elle tutulur hiçbir ipucu bulunmadan aylarca çalışmak zorunda kalınabilir. Günümüzde, gözle görülemeyen ipuçlarını bulmakta bilimin yardımı büyüktür, ama dedektiflik hâlâ büyük ölçüde soru sormaya dayanır. Tipik sayılabilecek ciddi bir suç düşünelim: Bir cinayet.

    İngiltere’nin Londra kentinde, durumundan öldürülmüş olduğu anlaşılan bir erkek cesedi bulunur. Katili bulmakta kolaylık sağlayacak herhangi bir kanıt ya da parmak izine rastlanmaz, yalnızca cesedin yanı başında koskocaman, partal ve kirli bir şapka durmaktadır. Şapkanın astanndaki tozlar mikroskopla incelendiğinde bunun un olduğu anlaşılır. Bu un zaman içinde birikmiş olup, tazesi bayatı karışıktır. Bunun üzerine tüm fırınlarda, Un depolarında ve un kullanılan yerlerde, başı dikkat çekecek kadar büyük bir adam aranmaya başlanır. Günün birinde bir dedektif küçük bir fırında Harry Thompson adlı bir adamın birkaç hafta çalıştığını, cinayetten bir gün sonra da işten ayrıldığını saptar. Adamın adresi dışında hiçbir şey bilinmemektedir. Ne var ki, fırıncı bu adamın çok büyük bir başı olduğunu anımsar. Bulunan adrese gidildiğinde pansiyoncu kadın adamın İskoçya’da manavlık yapan evlenmemiş kız kardeşinden söz eder.

    Londra’daki soruşturmalar durdurulmadan İskoçya’da da araştırma başlatılır. Eskiden pazar yerinde tezgâhı bulunan Johnstone adlı evlenmemiş bir kadının izi sürülerek yöredeki bir köye kadar ulaşılır. Kadın George Johnstone adında, fırıncılık yapan bir erkek kardeşi olduğunu ama birkaç yıldır görüşmediklerini söyler. Ayrıca, kardeşinin başının çok büyük olduğunu doğrular ve üç yıl önce çekilmiş küçük bir fotoğrafını verir. Fotoğraf büyütülerek her yere dağıtılır ve Harry Thompson adıyla bilinen George Johnstone’un soruşturma için arandığı bildirilir. Adamın 35 yaşında bir fırıncı olduğu da belirtilir. Kısa süre sonra fırıncı Yorkshire’de bulunarak tutuklanır.

    Böylece cinayet bütün ülkede birçok dedektifin sürdürdüğü ekip çalışmasıyla çözümlenir.

Roman ve Öykülerde Dedektifler

19. yüzyılda polis örgütünün güçlenmesi dedektif öykülerinin yaygınlaşmasına yol açtı. Bu türden önemli sayılabilecek ilk dedektif, Edgar Allan Poe’nun Morg Sokağı Cinayeti (Murders in the Rue Morg; 1841) romanında yarattığı Auguste Dupin’dir. Yüzyılın sonlarında ilk İngiliz dedektif romanı olan Wilkie Collins’in Aytaşi'nda (Moonstone; 1868) sessiz ama cana yakın dedektif, Çavuş Cuff ortaya çıktı. Daha sonra görülen birkaç küçük dedektifin ardından, 19. yüzyılın son yıllarında Arthur Conan Doyle’un yarattığı Sherlock Holmes görülmemiş bir ilgi uyandırdı ve o günden bu yana yazılan gizemli dedektif öykülerinde pek çok benzerine rastlandı.

    Conan Doyle geleneğinde dedektif özel bir soruşturmacıdır.. Alışılmışın dışında alışkanlıkları vardır. Cinayetleri rastlantıların yardımıyla değil, belli bir yöntemle çözümler. Sherlock Holmes çıkarsama yöntemini kullanır. Ona göre, “Olanaksız olanı dışladığınızda, geriye kalan ne kadar beklenmedik olursa olsun gerçektir”. Agatha Christie’nin kel, yumurta kafalı, pos bıyıklı, ufak tefek Belçikalı Hercule Poirot’su ile bir İngiliz köyünde yaşayan evde kalmış Bayan Marple’ı, Dorothy L. Sayers’in Lord Peter Wimsey’i çağdaş dedektif romanlarının ünlü kahramanları arasındadır. G. K. Chesterton’un kısa dedektif öykülerinde yarattığı ufak tefek Peder Brown parlak düşünceleriyle Sherlock Holmes ile boy ölçüşecek ustalıkta bir dedektiftir. Amatör dedektiflerin yöntemleri genellikle polislerce kullanılanlardan çok farklıdır.

    ABD’de hemen hemen her konuda uzmanlaşmış Philo Vance, Sherlock Holmes’e en çok benzeyen dedektiftir. Adı önemli profesyonel dedektifler arasında sayılabilecek olan Müfettiş Maigret’nin serüvenleri ise, Belçikalı yazar Georges Simenon’un imgeleminin ürünüdür.