Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Deniz Canlıları

  • Okunma : 33

Yeryüzündeki bütün deniz ve okyanuslar başta hayvanlar ve bitkiler olmak üzere milyonlarca canlıyı barındıran çok zengin birer yaşama ortamıdır. Karmaşık bir beslenme ağının parçası olan bu canlıların çoğu kendilerinden daha küçük canlılarla beslenip kendilerinden daha büyük ve güçlülere yem olarak bütün yaşamlarını denizde sürdürür, denizde ürer ve insanlara ya da kıyı kuşlarına av olmadıkça denizde ölürler. Kalıntıları da gene besin olarak öbür bitki ve hayvanlara geçer. İnsanların bildiği türlerin sayısı bu zengin deniz yaşamının oldukça küçük bir bölümüdür.

    Büyük bir çeşitlilik gösteren deniz hayvanları yaşadıklan derinliğe göre başlıca üç grupta toplanır. Deniz tabanında ya da dibe yakın derinliklerde yaşayan hayvanlara bentos denir. Balık, balina ve kalamar gibi iyi yüzücü olan daha büyük hayvanlar nekton adıyla ayrı bir grup sayılır. Akıntıya kapılarak denizde oradan oraya sürüklenen çok küçük hayvanlar ve bitkiler de plankton1 lan oluşturur. Bitkisel planktonlar gözle görülemeyecek kadar küçük, hatta mikroskobik canlılardır. Ama bütün deniz hayvanlarının temel besin ve enerji kaynağı oldukları için büyük önem taşırlar.

    Deniz hayvanlarının çoğu larvadan erişkinliğe geçerken yalnız dış görünüşünü değil yaşam biçimini de değiştirir. Örneğin larva evresindeyken plankton yaşamı sürdüren denizyıldızları erişkin olduklarında bentos canlıları arasına katılır.

    Denizlerin derin kesimleri soğuk, karanlık ve üst bölümlerdekinden daha yüksek bir su basıncının etkisi altındadır. Bu sularda nekton yaşamı sürdüren hayvanlar da yüzeye yakın kesimlerde yaşayan hayvanlar kadar iri, güçlü ve hareketli değildir. Çünkü derin sularda besin kaynakları daha az olduğundan bu hayvanlar hızlı hareket etmek için gerekli enerjiyi alamazlar. Üstelik bu basınç altında suyun kaldırma kuvveti kaslı ve ağır bir gövdeyi taşıyamayacağından, yüzebilmek için daha ince ve narin yapılı olmak zorundadırlar.

    Yaklaşık 1.000 metre derinlikte yaşayan hayvanların çoğu koyu ve donuk renkli, bazıları da renksiz ve hemen hemen saydamdır. Çoğunun gövdesinde mavi-yeşil renkte ışık saçan özel ışık organları bulunur. Bu ışığın görevi bazen saldırganları yanıltarak hayvanın düşmanlarından korunmasına yardımcı olmak, çoğu kez dişiyi ya da erkeği çiftleşmeye çağırmak, bazen ışıklı bir olta yemi gibi avın ilgisini çekmek, bazen de yalnızca karanlık suları aydınlatmaktır. Derin sularda yaşayan hayvanlardan çoğunun gözleri en zayıf ışıkta bile görebilecek kadar iri ve gelişmiştir. Bazıları ise kördür ve yönünü ancak suyun hareketini izleyerek bulur.

    Derin deniz balıklarının ağızları genellikle çok büyük, dişleri de uzun ve içeri doğru kıvrıktır. Böylece avlarını bir kez yakaladıktan sonra kolay kolay kaçırmazlar. Üstelik midelerini istedikleri kadar esnetip genişletebildikleri için kendi boyutlarındaki avları bile yutabilirler.

    Denizlerde yaşayan en büyük hayvan mavi balinadır. Yaz aylarını Antarktika’yı kuşatan soğuk denizlerde geçiren, kışın da ekvator çevresindeki ılık sulara çekilen mavi balinanın uzunluğu 30 metreyi, ağırlığı 130 tonu aşabilir. İri deniz hayvanlarından biri de zaman zaman kıyıya vuran dev kalamardır. Bu hayvanın uzunluğu başından dokunaçlarının ucuna kadar 18 metreyi bulur.

    İnsanlar öteden beri zengin bir besin, mineral ve enerji kaynağı olarak gördükleri denizleri büyük bir çöplük olarak kullanmaktan da geri kalmamışlardır. Bugün bilim adamları kirlenme ve aşırı avlanma nedeniyle denizlerdeki kaynakların hızla tükenmekte olduğuna dikkati çekerek gerekli önlemlerin alınması için insanlan uyarıyorlar.