Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Deniz Feneri

  • Okunma : 43

Deniz Feneri, gemilere karaya ya da limanlara ulaşmaları için yol gösteren, kayalıklar ve kum birikintileri gibi tehlikeler konusunda denizcileri uyaran ışıklı bir kuledir. Deniz feneri yapımına uygun olmayan yerlerde fener gemisi kullanılır. Fener gemisi çok dalgalı denizlerde ve çok güçlü rüzgârlarda bile yerinden kıpırdamayacak biçimde ctemir atmış bir gemidir. Deniz kıyısında, deniz içindeki kayalıklarda ve kum birikintilerinde kullanılan üç tip deniz feneri vardır.

    Kıyılarda deniz feneri yapımının hiçbir zorluğu yoktur. Deniz içindeki kayalıklardaki fenerler ise dalgaların korkunç gücüne karşı koyabilecek kadar dayanıklı olmalıdır. Deniz fenerleri genellikle yuvarlak biçimli kulelerdir ve bir boz-yap oyununda olduğu gibi, ağır taş bloklar duvar örme yöntemiyle birbirine bağlanarak yapılır. Yapım malzemesi olarak beton da kullanılabilir.

    ABD’deki Minot’s Ledge deniz fenerinin yapımı beş yıl sürdü. Dalgaların büyüklüğü yüzünden ilk yıl yalnızca 30 saat çalışılabilmişti. Birçok modern deniz fenerinin yapımında, İngiltere’de 1759’da tamamlanan Eddystone kayalıkları üzerindeki fener örnek alınmıştır. Plymouth’un (Devon) 16 km güneyindeki bu yapıyı büyük mühendis John Smeaton tasarlamıştı. Fenerin üzerine oturduğu kayalarda çatlaklar belirince, 1882’de yerine bugün hâlâ kullanılmakta olan başka bir deniz feneri yapılmıştır.

    Kayalar üzerine kurulmuş deniz fenerlerinin en iyi örneklerinden biri Scilly Adaları’nın batısındaki Bishop kayalıklarındadır. Atlas Okyanusu’nu geçerek İngiltere’ye yönelen gemilerin karanın ilk işareti olarak gördükleri bu fener suyun en yüksek olduğu düzeyin 7 metre üstüne çıkan sağlam bir temel üzerine, granit bloklardan örülerek yapılmıştır. Görevliler bu temelin üzerine bir ip ve vinç yardımıyla çıkarlar. Buradan giriş kapısına kadar olan bölümü, kulenin dışındaki demir basamakları kullanarak tırmanırlar. Girişin altında yalnızca su deposu bulunur. Hemen üstündeki ambarlar ve yakıt depolarına m erdivenlerle çıkılır. Birinden öbürüne tırmanılarak geçilen öteki odalar sırayla mutfak, yatak odası, oturma odası ve çevreyi gözleme yeri olan görev odasıdır. En üstte ise, ışığı büyütmeye yarayan ve ağırlıkları 4 tonu bulan prizma biçiminde mercekli fener bulunur. Fenerin çevresinde gözleme ve işaret gönderme işlerinde kullanılan bir balkon vardır. Kayalık bölgedeki bir deniz fenerinde üçü her zaman görev başında olan dört görevli bulunabilir.

    Daha az önemli olan deniz fenerlerinde genellikle kimse kalmaz, ama haftada bir ya da iki kez feneri temizleyip, her şeyin yolunda gittiğini denetlemek üzere bir görevli uğrar. Saate ayarlı ya da güneş ışığına duyarlı bir şalter (anahtar) fenerin ışığını açar ve kapar. Güneşin doğmasıyla birlikte güneş ışığına duyarlı şalter çalışır ve bir kolu döndürerek fenerin ışığını söndürür. Hava karardığında bu kol ışığı yeniden yakar.

    Kum birikintilerini gösteren deniz fenerleri kumun derinliklerine gömülmüş ayaklar üzerinde durur. Kumun kolayca kayabileceği ve aşınabileceği yerlerde, fenerler kesonlar üzerine yapılır. Keson, içine beton doldurularak kuma gömülen içi boş büyük çelik sandıklara verilen addır.

    Kesonlar yerlerine yüzdürülerek götürülür ve dalgıçlar tarafından deniz tabanında hazırlanan yere yerleştirilir. Kesonlar üzerine oturtulan deniz fenerlerinden bir bölümü yerlerinden çıkarılabilecek, yeniden yüzdürülerek başka yerlere götürülebilecek biçimde tasarlanır.

İlk Deniz Fenerleri

İlk deniz fenerleri, metal mangallarda yakılan odunla ya da kapalı bir fenerde yakılan büyük mumlarla aydınlatılırdı. İlk deniz fenerlerinin yapımı Eski Yunanlılar ve Romalılar döneminde başladı. Eski deniz fenerlerinden en ünlüsü İÖ 280’de Mısır’da yapılmış olan İskenderiye Feneri’dir. Bu fener 14. yüzyılda bir depremde yıkılmıştır. 1784’te İsviçreli Aime Argand’ın fitilli yağ lambasını bulmasından sonra bu lamba geliştirilerek deniz fenerlerinde de 100 yılı aşkın bir süre kullanıldı. 20. yüzyılın başlarında fenerlerde akkor telli lambalar kullanılmaya başlandı. İnce bir gömlek içinde yanan buharlaştırılmış gaz bu gömleği, akkor haline getirerek çok parlak bir ışık sağlıyordu. Akkor gömlekli bu lambalara bir örnek de lüks lambasıdır.

Çağdaş Aydınlatma Biçimleri

Sürekli görevlilerin olmadığı fenerlerde, açık alevli ya da akkor gömlekli asetilen lambaları kullanılır. Bu lambaların bir başka adı da karpit lambalarıdır. Elektrikle aydınlatmada elektrik ya kuledeki bir jeneratörden elde edilir ya da kablolarla dışarıdan getirilir. Bu çeşit ışıklar 5 ile 14 milyon mum gücünde bir parlaklık sağlar. Elektrik lambası bozulduğunda, otomatik olarak başka bir lamba devreye girer. Görevli bulunmayan yeni tip fenerlerde elektrik üretmek için bazen nükleer enerjiden ya da gücünü güneş enerjisinden alan fotopillerden yararlanılır.

    Işık çok büyük, prizma biçiminde m erceklerden geçerken kırılır ve yansır. Bu mercekler, ışığın bulutlara ya da denize yansımasını ve dağılmasını önleyerek parlak bir demet biçiminde, ufukta tek bir noktada yoğunlaşmasını sağlar. Merceklerin ilk düzenlenmesi Fransız bilim adamı Augustin Fresnel (1788-1827) tarafından tasarlanmıştır.

    Çok az sayıdaki deniz fenerinin sabit ve sürekli bir ışığı vardır. Çoğunluğu, düzenli olarak flaş gibi çakan ışıklar gönderir ya da ışığı belirli aralıklarla kapatır ve açar. Bazen kırmızı ya da yeşil ışıklar da kullanılır, ama bunlar beyaz ışıklar kadar yaygın değildir. Işığın ulaşabildiği uzaklık ışığın gücüne ve dünyanın yuvarlaklığının oluşturduğu eğim dolayısıyla da fenerin yüksekliğine bağlıdır. Wight Adası’ndaki 5.250.000 mum gücünde ve deniz düzeyinden yüksekliği 41 m etre olan St. Catherine deniz feneri iyi havalarda 27 km uzaktan görülebilir. Ufukta, deniz yüzeyinin 4,5 metre üstünde duran parlak bir ışığın görülebilme uzaklığı 17 kilometredir. Fenerin görülebilme uzaklığı hava koşullarına göre artar ya da azalır.

    Kayalıklardaki deniz fenerleri ile fener gemilerinde telsiz bulunur. Ayrıca gemilerin oldukları yeri bulmalarına yardımcı olan radyo işaretleri gönderen ve sis sinyalleri üreten sistemler gibi aygıtlar da vardır. Bazı fenerler ise görüş alanı dışından geçen gemilerdeki radarların yakında bir fener olduğunu algılamalarını sağlayan sistemlerle donatılmıştır.

Fener Gemileri

İlk fener gemileri sağlam ve denize dayanıklı yük gemileri olan Hollanda kadırgalarıdır. Bunlarda aydınlatma için gemi direklerine asılan mum fenerleri kullanılırdı.

    Modern bir fener gemisi yaklaşık 40 metre uzunluğunda ve 8 metre genişliğinde metal bir teknedir. Güçlü demir bir zincir ve 3-5 tonluk bir demirle denizin dibine bağlanır. Fener elektrikle çalışır ve açıkta duran çelik bir direk üzerine, su yüzeyinden 12 metre yüksekliğe yerleştirilir. Kötü hava koşullarında deniz gemisi sallandığında, özel bir sarkaç donanımı ışık demetinin yatay olarak kalmasını sağlar.