Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Düello

  • Okunma : 31

Düello, bir anlaşmazlığı ya da onur sorununu çözmek için önceden belirlenmiş kurallara göre, öldürücü silahlarla teke tek yapılan bir dövüş biçimidir. İlkçağda düellolar savaştan önce ya da savaş sırasında yapılan teke tek çarpışmalardı. Kabileler arası anlaşmazlıklar bu yolla çözümlenirdi. Bu uygulama ortaçağ başında Avrupa’ya yerleşti. 10.- 12. yüzyıllarda Avrupa’da düello özgür insanlara tanınan bir ayrıcalıktı. Vuruşma açık olarak hakemler önünde yapılırdı. Ortaçağda, Tanrı önünde haklının yenilmeyeceği inancından hareketle, düello bir yargı aracı oldu. Yargıca suç duyurusunda bulunan kimse bunu kanıtlayamaz, suçlu olduğu söylenen kişi de bu suçu kabul etmezse, yargıç onların düello yapmalarını isterdi. Düello halk önünde yapılır, düelloyu kaybeden ölmemişse mutlaka cezalandırılırdı. Düellonun bu biçimi Fransa’da 1547’de yasaklandı. İngiltere’de ise 1819’a kadar sürdü. Düello bundan sonra onur sorunlarını çözmek için soylular arasında yaygınlaştı. Onurunun zedelendiğine inanan kişi kendisine hakaret eden kişiyle düello ederek onurunu kurtaracağına inanırdı.

    Düello kılıç ya da tabancayla yapılırdı. Kılıçla yapılan düellolarda epe ya da süvari kılıcı adı verilen kılıçlar kullanılırdı. Epe, bükülmeyen, ucu çok sivri bir kılıçtır. Süvari kılıcı ise boydan boya keskin bir kılıçtır ve saplamaktan başka kesici silah olarak da kullanılır. Kılıç kuşanmanın giyimin bir parçası olduğu 15. yüzyıl sonlarından başlayarak düello İtalya’dan öteki ülkelere yayılmıştır.

    Onurunun zedelendiğini düşünen kişi, yanına iki tanık alarak rakibini düelloya çağırırdı. Rakibi de iki tanık bulur, bu tanıklar düelloda uyulacak kurallar konusunda anlaşırlardı. Düelloyu isteyenin, düello sırasında kullanılacak silahlan seçme hakkı vardı. Eğer çok ağır bir suçlama söz konusu değilse, karşılıklı birer el ateş edildikten ya da hafif bir yaralanmadan sonra onurun kurtarıldığı kabul edilirdi. Ağır bir suçlama söz konusu olduğundaysa, düello vuruşanlardan biri ölünceye ya da ağır bir yara alıncaya kadar sürerdi. Eskiden tanıklar da birbirleriyle dövüşürdü.

    Düello için vuruşacak olanlar, tanıklar, bir doktor ve bir hakem önceden kararlaştırılmış yerde bir araya gelirlerdi. Tanıklar düellonun yapılacağı alanın enini boyunu ölçer ve silahları denetlerdi. Düellocular kılıçla vuruşuyorsa bu alan içinde ileri geri hareket edebilirlerdi. Düelloda tabanca kullanıldığında ise, tanıkların aralarında saptamış oldukları bir uzaklıktaki, işaretlenmiş yerlerde dururlardı.

    Ağır süvari kılıçlarıyla yapılan Alman düellosu bunlardan oldukça farklıydı. Düellocular birbirlerine yakın dururlar ve kılıçları başlarının üzerinde tutarlardı. Gövdelerini ya da ayaklarını hareket ettirmeyen rakipler, birbirlerinin yalnızca kafalarına vurabilirlerdi. Bu nedenle boyunlarını ve gözlerini özellikle korurlar, savunma için kullanılan, kılıç tutan kol dirsekten bileğe kadar sıkıca sarılarak yara alması önlenmeye çalışılırdı.