Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Etyemezlik

  • Okunma : 31

Etyemez, herhangi bir hayvanın etini yemekten kaçman kimselere verilen addır. Etyemezlere vejetaryen de denir. Etyemezlerin çoğu yumurta ve hayvansal madde içeren peynirleri yemedikleri gibi, hayvansal maddelerden yapılan ya da hayvanlar üzerinde denendiğini bildikleri temizlik ve güzellik gereçlerini de kullanmazlar. Bazı etyemezler süt ve süt ürünlerini tüketmekte sakınca görmez, ama yumurta yemez. Bazıları ise bunun tam tersini yapar; yani süt ve süt ürünlerini yemeyip, yumurta yer. Etyemezlerin bir bölümü de süt. yumurta ve bal da içinde olmak üzere, hayvansal ürünlerden hiçbirini yemez. İlk kez 1842'de kullanılmaya başlanan vejetaryen sözcüğü, Latince’de “sağlam, canlı, yaşam dolu” anlamına gelen vegetus sözcüğünden türetilmiştir.

    İnsanlar çeşitli nedenlerden dolayı etyemezliği seçerler. Hayvanları yemek için ya da başka yiyeceklerin üretiminde kullanmak üzere beslemenin ve öldürmenin yanlış olduğunu düşünenlerin vanı sıra, etsiz beslenmenin daha sağlıklı olduğuna inandıkları için etvemez olanlar da vardır. Beslenme uzmanları da dengeli bir beslenmede yağ. tuz ve şeker içeren yiyecekler yerine, bol selüloz içeren bitkisel liflere, kepekli tahıllara, çiğ sebze ve meyvelere daha çok yer verilmesi gerektiği görüşündedirler. Etyemezliğin bir başka nedeni de dinsel inançlardır. Çoğu Budacı. Hindu. Cayna ve Hıristiyanlık'ın bazı mezheplerine bağlı olan kimseler et yemeyi canlılara zarar verdiği için sakıncalı bulurlar. Bazıları da doğal çevrenin korunmasına ilişkin nedenlerden dolayı etyemez olur. Sebze yetiştirmek için ayrılan alanın, çiftlik hayvanları için ayrılan alandan daha az yer kaplayacağını, insanların yiyecek gereksinimini sebzeyle karşılamanın daha kolay bir yol olduğunu savunurlar.

Etsiz Beslenmenin Önemi

Etsiz beslenmenin protein eksikliğine neden olduğu doğru değildir. Ceviz, fındık gibi kabuklu yemişler, bazı bitkilerin tohumları, baklagiller, tahıllar, yumurta, süt ve süt ürünleriyle son zamanlarda yaygın olarak kullanılan soya ürünlerinden bol miktarda protein alınabilir. Eskiden bitkisel proteinlerin hayvansal proteinlerde bulunan bazı aminoasitleri içermediğine, bu yüzden de besin değerinin düşük olduğuna inanılırdı. Oysa bitkisel protein içeren bazı yiyecek maddeleri karıştırılarak yenirse, bu eksiklik giderilebilir. Örneğin baklagillerdeki aminoasit eksikliği, tahıllarda çok miktarda bulunan aminoasitle dengelenebilir. Protein açısından zengin olan başlıca bitkisel yiyecekler fasulye, pirinç, mercimek, bezelye, arpa, yulaf ve kabuklu yemişlerdir.

    Süt ve süt ürünlerini tüketmeyen etyemezler B12 vitaminini maya özünden ve tahıllardan sağlarlar. Etyemezler, demiri kurutulmuş meyve, yapraklı yeşil sebzeler, buğday unu, baklagiller, yulaf, kabuklu yemiş ve kabuklu pirinçten, kalsiyumu ise peynir, kabuklu yemiş, susam, yapraklı yeşil sebze ve soyafasulyesinden alırlar.

    Etyemezlik 20. yüzyılda Avrupa ülkelerinde ve ABD'de yaygınlaştı. Etyemezler yerfıstığı ezmesi, mısır gevreği, tahıl, kurutulmuş meyve, sütten elde edilen kefir ve et tadında yüksek proteinli sebze yemekleri gibi yiyeceklerle sofralarını zenginleştirdiler.