Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Evcil Hayvanlar

  • Okunma : 34

Doğada besinini ve barınağını kendisi bularak, düşmanlarına karşı kendini savunarak yaşamını ve soyunu sürdüren yabanıl hayvanların bir bölümü insan eliyle evcilleştirilmiştir. Bu hayvanların, doğal çevrelerinde özgür ve yabanıl yaşarken tutsak edilerek insan eliyle bakılıp beslenmeye ve insanla birlikte yaşamaya alıştırılması evcilleştirmenin yalnızca ilk aşamasıdır. Oysa bu uzun sürecin asıl amacı, yabanıl hayvanları yeni koşullara uyarlayarak insana daha yararlı, örneğin et, süt ya da yumurta verimi daha yüksek, yük ya da binek hayvanı olarak daha dayanıklı, avda iz sürmeye ya da bekçilik etmeye daha yatkın evcil soylar üretmektir. Bu da yüzyıllarca süren titiz seçme, çaprazlama ve ıslah çalışmalarının bir sonucudur.

    İnsanlar yerleşik düzene geçip tarım yapmaya başlamadan çok daha önceleri, yiyeceklerini ve giyeceklerini sağlamak için hayvanlardan yararlanıyorlardı. Başlangıçta, karınlarını doyurmak için çevrelerindeki yabanıl hayvanları avlamakla yetindiler. Zamanla, bu hayvanları yakalayıp bir yere kapatmanın av peşinde koşmaktan daha güvenilir bir yol olduğunu fark ettiler ve kendilerine en yararlı olabilecek hayvanları evcilleştirmeyi öğrendiler. Bütün düşmanlarına karşı kendini savunmayı ya da saldırmayı içgüdüleriyle bilen yabanıl bir hayvanı insanın yakalayıp tutsak etmesi kuşkusuz kolay olmamıştır. Bu yüzden insanlar büyük olasılıkla yaralı ya da ormanda kaybolmuş genç hayvanları kendilerine alıştırıp beslemekle işe başladılar. Bir süre sonra da hangi hayvanların daha uysal, evcilleştirilmeye daha yatkın ve kendilerine daha yararlı olduğunu öğrendiler. Başlangıçta yalnızca etini yiyebilecekleri hayvanları bakıp besliyorlardı. Atın ve köpeğin evcilleştirilmesi bile böyle başladı. Bu hayvanların gücünden, et, süt, yumurta, yapağı, kıl, deri, boynuz gibi çeşitli ürünlerinden yararlanmaya başlamaları daha geç tarihlere rastlar.

Ürünlerinden Yararlanılan Hayvanlar

İnsanların yetiştirdiği memeli hayvanlar arasında sayıca ilk sırayı sığır alır. Bütün dünyada hem gücünden, hem de etinden, sütünden, yağından ve derisinden yararlanılan 1 milyardan fazla sığır ve manda yetiştirilir. Uygarlık tarihinin ilk yazılı belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla, o çağlarda insanlar sığırları en değerli malları olarak görürlermiş. Çünkü eti ve sütüyle insanın en önemli besin kaynaklarından biri olan sığır bir yandan da yüzyıllar boyunca pulluk ve sabanları çekerek, ağır yükleri taşıyarak, arabalara koşularak insana en yararlı çiftlik ve hizmet hayvanlarından biri olmuştur. Makineli tarımın ve motorlu taşıtların yaygınlaşmasından sonra sığır çift ve koşum hayvanı olarak önemini yitirmiştir. Buna karşılık uzun çaprazlama ve ayıklama çalışmaları sonucunda, kasaplık et sığırları ile süt sığırlarının pek çok soyu geliştirilmiştir.

    Koyun da sığırla birlikte insanın ilk evcilleştirdiği hayvanlardan biridir. Etinden ve sütünden başka, yününün doğal yumuşaklığı ve sıcaklığıyla koyun postu ilkel insanın ilk giysisi olmuş, dokumacılığın gelişmesinden sonra da koyun yününden dokunmuş kumaşlar ayrıcalıklı yerini her zaman korumuştur. Bugün dünyadaki koyun sayısı 1 milyarı bulur. Değişik iklim koşullarına uyum sağlayan yüzlerce koyun ırkı geliştirildiği için her ülkenin mutlaka bir ya da iki yerli koyun ırkı vardır.

    Özellikle Afrika ve Asya’da yaygın olarak yetiştirilen keçinin süt verimi, yediği yeme oranla ineğinkinden daha fazladır. Dünyanın en lezzetli peynirlerinden bazıları keçi sütünden yapılır. Ankara keçisinin moher denen uzun, beyaz ve ipek yumuşaklığındaki tiftiği ise dokuma ve örgü sanayisinde en değerli liflerden biri sayılır.

    İslam ülkeleri dışında, en çok yetiş irilen evcil hayvanlardan biri de domuzdur. Çiftliklerde beslenen evcil domuzların sayısı yarım milyarı bulur. Et ve yağ verimi çok yüksek olan bu hayvanların yetiştiriciler açısından öbür önemli özellikleri de çok doğurgan olmaları ve hemen hiç yiyecek seçmemeleridir. Domuzlar atalarının yabanıl yaşamına bütün evcil hayvanlardan daha kolay geçebilir ve ormana salıverildiklerinde, insan eliyle beslenmeye alışmış öbür hayvanlar gibi açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya kalmazlar.

    Tavuk, hindi, ördek, kaz gibi kümes hayvanları da eti. yumurtası ve tüyleri için beslenir. Ayrıca bazı yırtıcı kuşlar, özellikle doğan, atmaca, şahin ve çakır, avcılıkta yararlanmak amacıyla evcilleştirilmiştir.

    Hayvanlar âleminin en kalabalık üyeleri olan böcekler arasından evcilleştirilmiş türlerin sayısı ikiyi geçmez. Bunlardan biri. Cilalı Taş Devri (Neolitik Çağ) gibi çok erken tarihlerde evcilleştirilmiş olan balansı, öbürü de İÖ 3000 yıllarında Çin'de evcilleştirilen ipekböceğidir.

Gücünden Yararlanılan Hayvanlar

Tarımda ve yük taşımacılığında kas gücünden yararlanılan evcil hayvanlar arasında da ilk sırayı sığır alır. Ama binek ve koşum hayvanı olarak atın yerini hiçbir hayvan tutamaz. Tarih boyunca yolculukta, savaşta ve günlük yaşamda at her zaman insanın en büyük yardımcısı ve en değerli dostu olmuştur. Traktörün, öbür tarım makinelerinin ve hızlı ulaşım araçlarının gelişmesinden bu yana, çiftliklerde günlük işlerde kullanılan ya da kentlerde arabaları çeken atların sayısı giderek azalıyor. Buna karşılık Arap atı ve İngiliz atı gibi değerli soylar binicilikte, at yarışlarında, törenlerde ve gösterilerde hâlâ eski önemini korumaktadır.

    Atın akrabası olan eşek ve at ile eşeğin melezi olan katır da gücünden yararlanmak amacıyla yetiştirilen evcil hayvanlardır. Öbür yük hayvanlarının dayanamayacağı en ağır koşullara dayanıklı olan ve çöllerde günlerce aç susuz yol alabilen deve ise Asya ile Afrika’da bugün bile insan ve yük taşımakta kullanılır.

Öbür Evcil Hayvanlar

Bu iki büyük grubun dışında, insanın çeşitli yeteneklerinden yararlandığı, dostluğunu ve sevgisini bölüştüğü ya da yalnızca göz ve kulak beğenisini okşadığı için evde beslediği pek çok evcil hayvan vardır. Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.

    Bugün insanın en güvenilir ve sadık dostu olan köpeklerin ilk ataları, bir zamanlar dünyanın her yerinde başıboş dolaşan yabanıl kurt sürüleridir. Bu yırtıcı hayvanlar mağaralarda yaşayan insanlar için tehlikeli bir düşmandı. Gene de insanlar, büyük olasılıkla yiyecek aramak için çevrelerine kadar sokulan yavruları yakalayarak köpeği evcilleştirmeyi başardılar. En eski mağara resimlerinde bu kocaman yırtıcı hayvanlar sahipleriyle yan yana çizilmiştir. Güçlü koku alma duyusuyla iyi bir avcı olan, sahibini tehlikelere karşı koruyan ve sürülerine bekçilik eden köpek, evcilleştirildikten kısa bir süre sonra insanın yaşamında önemli bir yer edindi. Bazı eski uygarlıklarda, özellikle Eski Mısır’da köpekler tapınılacak kadar kutsal hayvanlar sayılıyordu.

    Değişik iklim ve çevre koşullarına köpek kadar kolay uyum sağlayabilen pek az hayvan vardır. Köpek soyları arasındaki büyüklük ve görünüm farkı ise hiçbir evcil hayvanda bu kadar çarpıcı değildir; örneğin bilinen en küçük köpek soyu olan Meksika asıllı chihuahuaların ağırlığı 1 kilogramı geçmezken, dev senbernarların çoğu 130 kilogramdan daha ağırdır.

    Kediler köpeklerden binlerce yıl sonra evcilleştirilmiştir. Bu hayvanların bugün bile köpeklerden çok daha bağımsız yaradılışlı olması belki buna bağlanabilir. Kedileri evcilleştiren ilk halk Eski Mısırlılar’dır. Önceleri köpekler gibi kedileri de kutsal hayvanlar olarak benimseyip tapman bu insanlar, kediyi büyük olasılıkla İÖ 2500 ile 1500 yılları arasında evcilleştirdiler. Bu ilk evcil kedilerin Afrika yaban kedisinin soyundan geldiği sanılmaktadır. Bir görüşe göre Eski Mısırlılar, hareketlerindeki zarafet ve çevikliğe hayran oldukları kedileri yalnızca süs hayvanı olarak evcilleştirmişlerdir; gerçekten de o dönemde insanlar kedilerine çok değerli mücevherler takarlardı. Ama bu çevik avcıların zararlı kemiricilerden kurtulmak amacıyla evcilleştirildiğini gösteren belgeler de vardır. Eski Mısırlılar’ın kuraklık dönemlerinde kullanmak üzere depoladıkları tahıllar fare ve sıçan gibi kemiricilerin sürekli saldırısına uğruyordu. Kısa ve boz tüylü Afrika yaban kedilerinin bu kemiricilerin doğal düşmanları olduğunu bilen çiftçiler, tahıllarını korumak için kedilerden yararlanmayı düşündüler. Bugünkü evcil kedi soylarının birkaçı ünlü Ankara kedisi gibi uzun tüylü, büyük bölümü de Siyam kedisi gibi kısa tüylüdür.