Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Fatih Sultan Mehmed

  • Okunma : 40

(1432-1481). Osmanlı Devleti’nin 7. padişahı olan Fatih Sultan Mehmed 1432’de o zamanki başkent Edirne’de doğdu. Babası 6. Osmanlı Padişahı II. Murad, annesi Hüma Hatun’dur. Fatih çocukluğunda çok yaramazdı. Bu yüzden babası eğitimi için sertliğiyle tanınan Molla Gürani’yi görevlendirdi. Dönemin tanınmış bilginlerinden dersler alarak yetişen küçük şehzade daha 11 yaşındayken 1443 ilkbaharında hocaları ve danışmanlarıyla birlikte Manisa sancakbeyliğine gönderildi. Ama Macarlar’ın Sofya’yı alıp Edirne’ye doğru ilerlemeleri, Balkanlar’da baş gösteren ayaklanmalar, Karamanoğulları’nın Ankara’ya yürümeleri ve bu sırada büyük şehzade Amasya Sancakbeyi Alaeddin’in ölümü üzerine II. Murad küçük şehzade M ehmed’i 1444 ilkbaharında Edirne’ye çağırarak tahtı ona bıraktı. 12 yaşında deneyimsiz bir çocuğun padişah olması Osmanlı Devleti ile çatışma durumunda olan devletleri umutlandırdı. Macarlar ile Sırplar’ın önderliğindeki büyük bir Haçlı ordusu hemen harekete geçerek Tuna Irmağı’nı aştı. Bunun üzerine başta Sadrazam Çandarlı Halil Paşa olmak üzere telaşa kapılan devlet adamları Anadolu’da bulunan II. Murad’ı Edirne’ye çağırdılar. II. Murad Anadolu askerini de yanma alarak Rumeli’ye geçti ve 10 Kasım 1444’te Varna önlerinde Haçlı ordusunu büyük bir bozguna uğrattı. Edirne’ye dönünce de devlet adamlarının isteği üzerine yeniden tahta çıktı, oğlu Mehmed’i de sancakbeyi olarak gene Manisa’ya gönderdi. Mehmed bu dönemde bir yandan eğitimini sürdürdü; bu arada babasının buyruğuyla 1448 ve 1450’deki Arnavutluk seferlerine katıldı. 1451’de de babasının ölümü üzerine Edirne’ye giderek II. Mehmed sanıyla tahta çıktı.

    19 yaşındaki bir gencin devletin başına geçişi önceki padişahlığında olduğu gibi hem Avrupa devletlerini ve Bizans’ı, hem de Osmanlılar’ın Anadolu’daki rakipleri Karamanoğulları’nı umutlandırdı. Karamanoğulları hemen harekete geçerek Seydişehir ve Akşehir’i ele geçirdiler. Bizanslılar da papaya başvurarak yeni bir Haçlı seferi düzenlenmesini istediler. Ama ne papadan, ne de bölünmüş durumdaki Avrupa’dan olumlu bir yanıt aldılar. Macarlar ve Venedikliler ile bir barış antlaşması imzalayan II. Mehmed 1452’de Anadolu’ya geçerek Karamanoğullan ’nm üzerine yürüdü. Karamanoğlu İbrahim Bey’i ağır bir yenilgiye uğratarak Edirne’ye döndü. Bundan sonraki hedefi Bizans’tı. Bir yandan İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakasında Rumeli H isan’mn yapımına girişirken, bir yandan da Edirne’de savaş hazırlıklarına başladı. 1452-53 kışı bu hazırlıklarla geçti. İstanbul’un (Konstantinopolis) güçlü surlarında gedikler açabilmek için Macar usta U rban’a o zamana kadar görülmemiş büyüklükte toplar döktürdü. Kuşatma hazırlıkları bütün ayrıntılarıyla bittikten sonra 23 Mart 1453’te Edirne’ den İstanbul’a doğru yola çıktı. Kuşatma 6 Nisan günü başladı. Bizans’ın bütün gücünü kullanarak aldığı savunma önlemleri karşısında zaman zaman duraksamalar oldu ve kuşatma 53 gün sürdü. Bu arada Bizanslılar Haliç’i zincirlerle kapatarak Osmanlı donanmasının buraya girmesini önlediler. Buna karşılık II. Mehmed, gemileri karadan aşırtıp Kasımpaşa’dan denize indirterek Haliç’e bakan deniz surlarını da zorlamayı başardı. Donanma da M armara Denizi ile Çanakkale Boğazı’nı ablukaya alarak Bizans’a deniz yoluyla yardım gelmesini önledi. Hiçbir yerden destek alamayan Bizans başkenti 29 Mayıs 1453 günü düştü. 1.000 yıllık Bizans İmparatorluğu’na son veren II. Mehmed de “Fatih” (fetheden) sanını aldı.

    Avrupa’da büyük yankılar uyandıran bu olaydan sonra Edirne’ye dönen Fatih Sultan Mehmed, 1454 ve 1455’te düzenlediği iki seferle Güney Sırbistan’ı aldı, Ege Denizi’ndeki bazı önemli adaları ele geçirdi. 1459’da Sırbistan Krallığı’nın varlığına son verdi. 1457’den beri direnen Mora Despotluğu da 1460’ta Fatih’e boyun eğdi. Aynı yıl Karadeniz seferine çıkan Fatih Cenevizliler’in önemli üslerinden Am asra’yı, İsfendiyaroğullan’mn elindeki Sinop’u aldıktan sonra 1461’de Pontos Devleti’nin başkenti Trabzon’u ele geçirerek bu devleti de ortadan kaldırdı. 1462’de yeniden Rumeli’ye geçerek önce Eflâk üzerine yürüdü. Eflâk Voyvodalığı’m Osmanlı Devleti’ne bağladıktan sonra 1463’te Bosna’ mn fethini tamamladı. Aynı yıl Ege Denizi’nde önemli bir geçit noktasında bulunan Midilli Adası’m alması Venedikliler ile 1479’a kadar sürecek olan savaşın başlamasına yol açtı. Rumeli’deki fetihlerini sürdüren Fatih 1465’te Hersek’in büyük bölümünü, 1466’da da Arnavutluk’taki bazı kaleleri aldıktan sonra Edirne’ye döndü.

    Bu arada Karamanoğulları iyice güçlenen Osmanlı Devleti’ne karşı Mısır’daki Memlûklar ve Doğu Anadolu’daki Akkoyunlular’la işbirliği arayışı içine girmişlerdi. 1466’da Anadolu seferine çıkan Fatih başkent Konya’yı alarak Karamanoğullan’na önemli bir darbe indirdi. Ama İstanbul’a dönüşünden az sonra Karamanoğulları kaybettikleri yerleri geri aldıkları gibi Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Haşan’dan da yardım istediler. Osmanlı Veziri Gedik Ahmet Paşa 1471’de Karamanoğulları’nı bir kez daha yenilgiye uğrattıysa da Uzun Haşan kendisine sığınan Karamanoğullan’ndan Pir Ahmed Bey ile Kasım Bey’i desteklemeyi sürdürdü. Fatih Sultan Mehmed Uzun Hasan’la hesaplaşmadan Karamanoğulları sorununun çözülemeyeceğini gördüğünden 1473 ilkbaharında büyük bir orduyla Anadolu seferine çıktı. 11 Ağustos 1473’te Erzincan yakınlarındaki Otlukbeli’de Akkoyunlu ordusunu ağır bir yenilgiye uğratan Fatih, Uzun Hasan’ın barış önerisini kabul ederek İstanbul’a döndü. Gedik Ahmed Paşa 1474’te son kez Karaman seferine çıkarak artık Uzun Hasan’ın da desteğini yitiren Karamanoğullan’mn bütün topraklarını ele geçirdi.

    Fatih Sultan Mehmed 1477’de Kırım Hanlığı’nı Osmanlı Devleti’ne bağladıktan sonra 1478’de Arnavutluk seferine çıkarak İşkodra ve Kruje (Akçahisar) kalelerini kuşattı. 1479’da Venedik’le karada ve denizde 16 yıldan beri süren savaşı sona erdiren bir antlaşma imzaladı. Venedikliler Arnavutluk’ taki kalelerini Osmanlılar’a bıraktılar. Buna karşılık Mora’da bazı iskelelerle belirli bir para karşılığında Osmanlı karasularında ticaret yapma imtiyazı elde ettiler. Böylece Venedik’le ilişkilerini düzelten Fatih, İtalya’nın öteki önemli kent devletlerinden Napoli ve Milano dukalıklarına karşı savaşa girişti. Gedik Ahmed Paşa’nın 1480’de İtalya’nın güneyindeki Otranto limanını ele geçirmesi Avrupa’da büyük yankı yarattı. Bunun nedeni Osmanlılar’ın Hıristiyan dünyasının en önemli dinsel merkezi olan Rom a’ya giden yolda bir köprübaşı elde etmiş olmalarıydı. Ama Gedik Ahmed Paşa daha fazla ilerlemeyerek yalnızca bulunduğu yerde tutunmaya çalıştı.

    Fatih 1481 ilkbaharında, Mısır’a yönelik olduğu sanılan sefer için büyük bir orduyla İstanbul’dan yola çıktı. Ama daha yolun başlangıcında hastalandı ve Gebze’deki ordugâhta öldü. Küçük oğlu Cem’i tahta çıkarmak istemesinden dolayı büyük oğlu Bayezid (daha sonra II. Bayezid adıyla tahta çıktı) yanlısı devlet adamlarınca ya da İtalya’ya yeni bir sefer düzenlemesinden korkan papanın casuslarınca zehirlendiği de öne sürülmüştür.

    Fatih Sultan Mehmed Osmanlı padişahlarının en büyüklerinden biridir. Askeri alanda kazandığı başarılarla Osmanlı Devleti’ni büyük bir imparatorluk durumuna getirmiştir. Bilime düşkünlüğüyle tanınır, tarihe ve felsefeye özel bir ilgi duyardı. Kitaplığında Türkçe’den başka Arapça, Latince ve Rumca birçok kitap vardı. Güzel sanatlarla da ilgiliydi. “Avni” takma adıyla şiirler yazmış, İtalyan ressam Gentile Bellini’yi 1479’da İstanbul’a çağırıp konuk ederek resmini yaptırmıştı. Bilim adamlarını ve edebiyatçıları koruması altına alan Fatih, nesir ustası Sinan Paşa ile şair Ahmed Paşa’yı vezirliğe kadar yükseltmiş, ünlü matematikçi ve astronomi bilgini Ali Kuşçu’yu Tebriz’den İstanbul’a getirtmişti.

    Fatih hazırlattığı bir kanunnameyle OsmanlI devlet düzenine ilişkin temel ilkeleri belirlemiş, bu ilkeler Tanzimat dönemine kadar birçok alanda geçerliliğini korumuştur. Döneminde Osmanlı ülkesinde 500’den fazla mimari yapıt ortaya konmuş, kendisi de İstanbul’da bir cami ile medrese, kitaplık, imarethane (aşevi), darüşşifa (hastane), hamam, kervansaray gibi birimleri kapsayan büyük bir külliye yaptırmıştır.