Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Erzurum Ve Sivas Kongreleri

  • Okunma : 29

Erzurum Ve Sivas Kongreleri, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal’in Anadolu’da başlayan yerel direniş hareketlerini tek bir örgüt içinde birleştirip ortak hedeflere yöneltmek amacıyla düzenlediği iki önemli toplantıdır. Bu kongrelerde alınan kararlarla Kurtuluş Savaşı’nın temel amacı ve son hedefi belirlenmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulmasına giden yolda önemli adımlar atılmıştır.

Erzurum Kongresi

(23 Temmuz-7 Ağustos 1919)

Mondros Mütarekesi’nin 30 Ekim 1918’de imzalanmasından sonra galip devletlerin Anadolu’nun çeşitli yerlerinde giriştikleri işgal eylemleri, Yunanlılar’ın da Batı Anadolu’yu işgal edeceklerine ilişkin söylentiler Trakya’da ve Anadolu’da birçok yerel direniş örgütünün kurulmasına yol açmıştı. Güçsüz durumdaki bu örgütler galip devletlerin işgal ya da sindirme eylemlerini kınamaktan başka bir şey yapamıyorlardı.

    Mustafa Kemal Samsun’a çıktıktan sonra 21-22 Haziran 1919’da yayımladığı Amasya Tamimi’nde ülkenin içine düştüğü durumdan kurtulabilmesi çarelerinin görüşülmesi için bir ulusal kongre toplanmasının gereğini vurgulamıştı. Ama bu işin kısa bir süre içinde gerçekleşemeyeceği anlaşılınca yerel örgütlerden yararlanmayı düşündü. Bu sırada merkezi İstanbul’da bulunan Vilayât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti (Doğu İlleri Ulusal Hakları Savunma Derneği) Erzurum şubesi de bölgesel bir kongre toplanması için çağrıda bulunmuştu. 3 Temmuz’da Erzurum’a gelen Mustafa Kemal derneğin Erzurum şubesi başkanlığına getirildi. Hazırlıkları tamamlanan kongre de 23 Temmuz’da ilk toplantısını yaptı. Erzurum, Sivas, Bitlis, Van ve Trabzon illerinden gelen 56 delegenin katıldığı kongrenin başkanlığına Mustafa Kemal seçildi. 7 Ağustos’a kadar süren çalışmalar sonunda dokuz kişilik bir Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) oluşturuldu ve alman kararlar bir bildiriyle kamuoyuna duyuruldu. Erzurum Kongresi’nde alınan başlıca kararlar şunlardır:

1. Bağımsızlık ancak ulusal güçleri harekete geçirerek ve ulusal iradeyi egemen kılarak sağlanabilir. İstanbul Hükümeti de ulusal iradenin denetimi altına girmeli ve Meclis-i Mebusan bir an önce toplanmalıdır.

2. Asıl amaç Mondros M ütarekesi’nin imzalandığı gün var olan sınırlar içinde yurdun bütünlüğünü sağlamaktır. 

3. Ulusal hakları savunmak amacıyla kurulan örgütler bu amacı gerçekleştirmek için işbirliği içinde çalışmalıdır.

4. Galip devletlerin Doğu Anadolu’yu ülke bütününden ayırmak amacıyla işgale kalkışmaları ve İstanbul hükümetinin de buna direnmemesi durumunda Doğu Anadolu’ da hemen geçici bir yönetim oluşturulacaktır.

5. Hıristiyan azınlıklara siyasal egemenliği ve toplumsal dengeyi bozacak yeni ayrıcalıklar tanınması kabul edilemez.

İstanbul hükümeti Erzurum Kongresi’nin toplanmasına sert tepki gösterdi ve Erzurum valisi ile 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’e Mustafa Kemal’in tutuklanmasını isteyen buyruklar gönderdi. Ama her ikisi de Mustafa Kemal’den yana olduklarından bu buyruklara uymadılar. Çalışmalarını bundan sonra daha büyük bir güvenle sürdüren Mustafa Kemal, Anadolu’daki direniş hareketinin tabanını genişletmek amacıyla Sivas’ta yapılması kararlaştırılan yeni kongrenin hazırlıklarına girişti.

Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

2 Eylül’de Sivas’a gelen Mustafa Kemal hazırlıkları bitirmeye uğraşırken bir yandan da İstanbul hükümetinin kongreyi engelleme girişimlerine karşı yoğun çaba harcadı. Sonunda başarılı oldu ve Sivas Kongresi ilk toplantısını 4 Eylül’de yaptı. Bütün illere çağrıda bulunulmasına karşın kongreye ancak Afyonkarahisar, Ankara, Aydın, Antep, Bursa, Denizli, Eskişehir, Hakkâri, İstanbul, Kastamonu, Kayseri, Niğde, Nevşehir, Samsun ve Yozgat’tan temsilciler katılabildi. Erzurum Kongresi’nin seçtiği Heyet-i Temsiliye de doğu illeri adına kongreye katılıyordu. 38 temsilcinin bulunduğu ilk toplantıda kongre başkanlığına Mustafa Kemal getirildi. Çok farklı görüşlerin tartışıldığı kongrenin temel konusu Anadolu’daki yerel direniş örgütlerinin birleştirilmesi oldu. Günlerce süren tartışmalardan sonra bu örgütlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleşmesi kararlaştırıldı. 11 Eylül’de çalışmasını tamamlayan kongre 16 kişilik bir Heyet-i Temsiliye seçti ve şu kararlan aldı:

1. Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı gün var olan sınırlar içindeki topraklar ayrılmaz bir bütündür.

2. Bu toprakların bütünlüğü ile hilafet ve saltanatın güvenliğini korumak için ulusal güçleri ve ulusal iradeyi egemen kılmak şarttır.

3. Yurdun herhangi bir yerini işgale ya da bağımsız bir Rum ve Ermeni devleti yaratmaya yönelik eylemlere karşı hep birlikte direnilecektir.

4. Hıristiyan azınlıklara tanınmış olanların dışında yeni ayrıcalıklar tanınamaz.

5. İstanbul hükümeti ulusal iradeye boyun eğmeli ve zaman geçirmeksizin bir ulusal meclis toplantısı için gerekli çabayı harcamalıdır.

    Sivas Kongresi’nce seçilen Heyet-i Temsiliye çalışmalarını bu kararlar doğrultusunda sürdürdü, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelen Mustafa Kemal mücadeleyi buradan yürüttü.