Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Hıdrellez

  • Okunma : 36

Halk arasında yaz mevsiminin başlangıcı sayılan 6 Mayıs günü bir bahar bayramı olarak kutlanır. Hıdrellez, Hıdrellez Bayramı gibi adlarla anılan bu günde kırlara çıkılır, eğlenceler düzenlenir.

    Eskiden halk arasında “çoban takvimi” diye adlandırılan mevsim hesabına göre yıl “Hızır” ve “Kasım” günleri olmak üzere ikiye ayrılırdı. Kışın ilk günü sayılan Kasım, 8 Kasım’da; yazın ilk günü sayılan Hızır ise 6 Mayıs’ta başlardı. Müslümanlar arasında yaygın bir inanca göre Hızır ve İlyas ölümsüzlüğe erişmiş iki peygamberdir. Her yıl 6 Mayıs’ta bir araya gelirler ve dilekte bulunanların emellerinin gerçekleşmesi için yardımcı olurlar. Güne adını veren Hızır ve İlyas halk arasında zamanla “Hıdrellez” biçimine girmiştir.

    Hıdrellez kutlamaları günümüzde eski canlılığını yitirmişse de genellikle köy ve kasabalarda yaşatılmaktadır. Halk Hıdrellez’den önce bazı hazırlıklar yapar. Ev, üst baş temizliği, giyim, yiyecek ve içecek hazırlıkları bunların başlıcalarıdır. Bu günlerde evler, bağlar, bahçeler temizlenir, kıştan kalan her türlü fazlalık ortadan kaldırılır. Evler badana edilir, aile bireylerine, özellikle çocuklara yeni giysiler alınır.

    Hıdrellez Bayramı sağlık, şifa, talih, kısmet açma, mal, mülk ve özellikle ev istekleriyle ilgili dualar, yakarışlar ve değişik büyülere başvurulmasıyla ayrıca renk kazanır. Hıdrellez gününün sağlık ve şifa getireceğine inanıldığı için kırlardan toplanmış yeşil otlar, kuzu eti ya da kuzu etiyle hazırlanmış yemekler yenilir, kır çiçekleri kaynatılarak suyu içilir. Hıdrellez gecesi göl ve akarsulara girerek yıkanmak da aynı amaca yöneliktir. Kırlarda yakılan ateşlerin üzerinden atlamak, yeşil otların üzerinde yuvarlanmak gibi davranışlara da yılı sağlıklı geçirmek amacıyla başvurulur.

    Hıdrellez günü düzenlenen eğlenceler arasında genç kızların ve kadınların talih ve kısmetle ilgili törenleri de vardır. Niyet çekme olarak da bilinen bu törenlerde Hıdrellez’den bir gün önce gül ağacının dibine içi su dolu bir çömlek konulur. Genç kızlar düğme, yüzük gibi kendilerine ait olduğu belli olan bir eşyayı niyet tutarak bu çömleğin içine atarlar. Ağzı yemeniyle bağlanan çömlek ertesi sabah açılır. Genellikle bir çocuk elini daldırarak, bu çömlekten rastgele bir şeyi çıkarır. Bu sırada topluluk içerisinde en çok mani bilenlerden biri makamla manisini okur. Okunan manide geçen sözler, çömlekten çıkan eşyanın sahibi olan kızın üzerine söylenmiş sayılır. Kısmeti çıkmayanın başının üzerinde ise kısmetinin açılacağı inancıyla kilit açılır.