Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Deniz Kestanesi

  • Okunma : 73

Deniz Kestanesi denen omurgasız deniz hayvanları, üstü dikenlerle kaplı sert kabuklarıyla derisidikenlilerin en tipik üyelerindendir. Genellikle basık bir küre biçiminde olan dikenli gövdelerinin görünümü, en dıştaki dikenli yeşil kabuğunu atmamış kestane meyvelerini andırır. Adlarını bu benzerlikten alan deniz kestaneleri genellikle denizdeki kayalıkların oyuklarında ya da yarı yanya kuma gömülmüş olarak yaşarlar.

    Derisidikenliler içinde ayrı bir sınıf (Echinoidea) oluşturan bu hayvanların, yeryüzünün bütün denizlerine dağılmış 900 kadar türü vardır. Bunlardan 700 kadarının kabuğu alttan ve üstten hafifçe basık küre biçiminde, geri kalanlarınki ise yassı, oval ya da kalp biçimindedir. Bu kabuk bütün türlerde, birbiriyle sıkıca kaynaşmış yeşil, kahverengi, mor ya da başka renkte kireçli levhacıklardan oluşur.

    Küremsi deniz kestanelerinin gövdesi ışınsal simetri gösterdiği için bunlara düzenli denizkestaneleri denir. Bu gruptaki hayvanların ağzı gövdenin altında ve tam merkezde, boşaltım deliği (anüs) ise üstte ve ağzın tam karşı kutbundadır. Kabukları beşi enli, beşi dar olmak üzere 10 dilime ayrılmış gibidir; dikenler de dilimlerin bu düzenine uygun olarak yerleşmiştir. Birer geniş dilimle birbirinden ayrılmış olan dar dilimlerin üstü deliklidir. Bu deliklerden, çeşitli işlevleri olan uzun ve emici uçlu tüp ayaklar çıkar. Bazı türler beslenme, solunum, duyu ve hareket organı olan tüp ayaklarıyla oldukça düzgün ve kaygan yüzeylere bile tırmanabilir.

    İkili simetri gösteren yassı, oval ya da kalp biçimli düzensiz deniz kestanelerinin ağzı gene gövdenin altında, ama merkezin biraz dışındadır. Bu gruptaki hayvanların anüsü de bazen gövdenin üstünde değil, ağza yakın bir yerde bulunur.

    Yassı gövdeli deniz kestaneleri kürk gibi kısa ve sık dikenleriyle kumu kazarak içine gömülürler. Bu türlerde yassı kabuğun üstündeki tüp ayaklar solunum, alttakiler hareket ve beslenme organıdır. Üstteki tüp ayakların çıktığı deliklerin yerleşim düzeni beş yapraklı bir çiçeği andırır. Avrupa dışında bütün ılık ve sığ sularda yaşayan yassı deniz kestanelerinin kabuklarına Kuzey Amerika kumsallarında çok sık rastlanır.

    Oval ya da kalp biçimli deniz kestanelerinin kabukları ince, dikenleri genellikle kısa ve narindir. Kabuğun üstünde tüp ayakların çıktığı deliklerin yerleşimi dört yapraklı bir çiçek görünümündedir. Yuvalandıkları oyukları sümüksü bir maddeyle kaplayan bu türler, dokunaca dönüşmüş olan uzun tüp ayaklarını kumların üzerinde dolaştırarak topladıkları küçük canlı parçalarıyla beslenirler.

    Düzenli deniz kestanelerinin hepsinde ve düzensiz türlerin çoğunda, ağız boşluğunun üstünde, kaslardan ve kireçli çubuklardan oluşmuş karmaşık bir çiğneme organı vardır. Eski Yunanlı düşünür Aristo bu organı deniz fenerine benzetmişti. Bu yüzden Aristo feneri diye anılan bu organda beş ayrı küme halinde dizilmiş uzun ve sert dişler yer alır. Kasların yardımıyla içeri-dışarı hareket edebilen bu dişler bazı türlerde kayaları, hatta gemilerin çelik gövdesini delebilecek kadar güçlüdür.

    Deniz kestanesinin eti yenmez; ama bazı türlerin yumurtaları Batı Hint Adaları ve Akdeniz çevresinde çok sevilen bir yiyecektir.