Bilgi Diyarı

Aşağıdaki Kutu ile Sonsuz Bilgi Diyarı'nda İstediğinizi Arayabilirsiniz...

Deniz Taşımacılığı

  • Okunma : 33

Deniz Taşımacılığı, denizyoluyla yük ve yolcu taşınması anlamına gelir; genellikle bütün ticaret gemilerini kapsar. Günümüzde yük taşımacılığının üçte biri denizyoluyla yapılmaktadır.

    17. yüzyıla kadar birçok mal yalnızca denizyoluyla taşınıyordu. Sanayi Devrimi ile birlikte üretim teknikleri hızla geliştiği için dünya pazarlarına yönelik üretime başlandı. Bu da büyük gemilerin yapılmasını gerektirdi. Ticaret filoları genişletildi. Et ve meyve gibi malların bozulmadan taşınabileceği özel soğutucu bölmeleri olan yeni tür gemiler yapıldı.

    Günümüzde gemiler bazen yük, bazen yolcu, bazen de hem yolcu, hem de yük taşıyabilecek biçimde tasarlanmaktadır. İki çeşit yük gemisi vardır: Tankerler ve kuru yük taşıyan gemiler. Çok büyük olan tankerler petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz gibi sıvı yükler taşır. Tankerlerin birçok deposu vardır. Kuru yük taşıyıcı gemilerse tahıl, kömür, demir, tuğla gibi malları taşır.

    Yük taşımaya elverişli, konteyner adı verilen büyük metal kasaların yüklendiği gemilerle yapılan deniz taşımacılığı 1951’de başladı. Günümüzde her çeşit yük bu yöntemle kolaylıkla taşınabilmektedir. Taşınacak yükler metal kasalara yerleştirilir. Kara ya da demiryoluyla limana taşman yükler, özel olarak bu amaçla yapılmış gemilere yüklenir. 1968’de bu yöntemle yük taşıyan üç gemi varken, 1980’lerde bu sayı 300’ü aşmıştır. Bu gemilerin çoğu deniz taşımacılığında kullanılan ilk deniz gemilerinin iki katı büyüklüğündedir. Yük taşıyan kamyonları da bir limandan öbürüne “ro-ro” gemileri taşır.

    Limana yaklaşamayacak kadar büyük açık deniz gemileri için depolama gemileri ve yüzer vapur iskeleleri gibi modern liman kolaylıklan vardır.

    Yük gemileri genellikle belirli sayıda yolcu da taşır, ama günümüzde yolcu taşımacılığı daha çok, kısa mesafelerde feribotlar, uzun yolda ise lüks yolcu gemileriyle yapılmaktadır.

    Deniz taşımacılığı sanayisinin durumu dünya ticaretinin durumuna çok yakından bağlıdır. Ticaretin iyi olduğu dönemlerde, gemilerle taşman yük miktarı ve kârlılık oranı artar.

    Bir ülkenin bayrağı altında dolaşan bütün ticaret gemileri o ülkenin deniz ticaret filosunu oluşturur. Bir geminin ABD bayrağı altında dolaşma hakkına sahip olabilmesi için ABD hükümetinin belli yasa ve kurallarına uyması gerekir. Bu yasaların amacı denizde güvenliği sağlamaktır.

    Dünyanın en büyük ticaret filoları Liberya, Yunanistan, Japonya, Panama, Norveç, ABD, İngiltere, SSCB, Fransa ve İtalya bayrakları altında deniz taşımacılığı yapar. Liberya, gemi sahiplerinden az vergi alan ve buna benzer kolaylıklar sağlayan ülkelerin başında gelir. Dünyanın tonaj bakımından en büyük ticaret filosu Liberya’nın, İkincisiyse Panama’nındır.

    Deniz ticaret filosu birkaç yüz ton yük taşıyan küçük kıyı gemilerinden, dev tankerlere; küçük feribotlardan büyük yolcu gemilerine kadar uzanan değişik gemileri içerir.

    Bir geminin büyüklüğü ya da alabileceği yük miktarı tonajı ile ölçülür. Tonaj sözcüğü İngilizce’de “tun” adı verilen büyük şarap fıçılarının denizyoluyla taşman başlıca ürün olduğu dönemlerden kalmıştır. Groston bir geminin kullanılan bölümlerinin ton birimi olarak karşılığıdır. Bir groston 2,8 m3’e eşittir.

    Bir ticaret gemisinde kaptanın dışında güverte subayı, çarkçı ve telsizci vardır. Gemi mürettebatı güverte tayfası, makinistler, aşçılar ve kamarotlardan oluşur. Büyük yolcu gemilerinde gemi mürettebatının yanı sıra doktor, muhasebeci, berber, müzisyenler, mutfak ve satış görevlileri vardır.

    Gemiyi kaptan yönetir. Kaptan gemideki herkesten ve her şeyden sorumludur. Kaptana bağlı olarak çalışan belli sayıda güverte subayı vardır. Güverte subaylarının en kıdemlisine birinci süvari denir. Güverte subayları kaptana karşı geminin seyir ve güvenliğinden sorumludurlar.

    Çarkçıbaşı gemideki bütün makine ve donatımın işletilmesi ve bakımını denetler. Geminin makine ve donatımı, geminin hareketini sağlayan ana makineleri, dinamoları, vinçleri, pompaları, geminin soğutma, havalandırma, ısıtma ve aydınlatma donanımlarını içerir. Geminin telsiz ve radar donanımı telsizciler tarafından denetlenir. Telsizci radyo aracılığıyla mesaj gönderip alarak öbür gemilerle haberleşmeyi sağlar.

    Denizdeyken geminin köprüsünde her zaman en az bir güverte subayı, makine dairesinde de bir çarkçı bulunur. Gemi mürettebatı vardiyalı olarak çalışır. Yani 24 saatlik süre içinde her an bir ekip iş başındadır. Dümenci geminin belli bir yol izlemesini sağlar; açık sularda bu görev özel bir pusula ve bilgisayara bağlı otomatik seyir sistemlerince sağlanır.

    Birinci süvari geminin bakım ve düzeninden sorumludur. İkinci süvari pusulalar, deniz haritaları, radar ve sonar (suyun derinliğini saptayan araç) gibi araçların bakımlı ve işler durumda tutulmasından sorumludur.

    Denizcilik okullarının güverte ve makine bölümü öğrencileri stajyer olarak gemicilik şirketlerine bağlı gemilerde konularıyla ilgili eğitim görürler. Güverte tayfası olarak işe başlayan stajyer, gemiciliğin çeşitli aşamalarından geçtikten sonra önce güverte çavuşu olur; daha sonra da güverte subayı olabilir.

    Sosyalist ülkeler dışında, çoğu ülkede deniz ticaret filosundaki gemiler özel şirketlerindir. Ticaret gemileri savaş sırasında, kendi hükümetlerinin koyduğu kurallara ek olarak, savaştaki bütün ülkelerin denizcilik yasalarına da uymak zorundadır.

Türk Deniz Taşımacılığı

Cumhuriyet Türkiye’si 1923’te 35 bin grostonluk bir filo devralmıştı. Yaklaşık 10 yılda filonun tonajı hemen hemen üç katı artarak 99.500 grostona çıktı. 1 Temmuz 1926’da kıyılarımızda deniz taşımacılığı yapma (kabotaj) hakkı yalnızca Türk bayrağı taşıyan gemilere tanındıktan sonra denizciliğimiz gelişmeye başladı. Deniz taşımacılığını geliştirmek amacıyla 1933’te Devlet Deniz Yolları kuruldu. 1938’den sonra deniz taşımacılığında uzmanlaşmaya gidilerek, yük ve yolcu taşımacı­lığı farklı gemilerle yapılmaya başlandı. Bu dönemde hizmete giren yeni gemilerle deniz ticaret filosu 1939’da 260.170 grostona, 1945’te 318.907 grostona ulaştı. II. Dünya Savaşı sonrasında hızlı gelişme göstermeyen alanlardan biri de denizyolu taşımacılığı oldu. 1978’de şehir içi yolcu ve araba vapurları dışındaki Denizcilik Bankası yolcu taşıma filosunun kapasitesi ancak 27.261 grostondu. Aynı yıl yük gemilerinin kapasitesi 1.168.000 grostona, tankerlerin kapasitesiyse 618.000 grostona ulaşmıştı.

    1980’den sonra ekonomisini dış ülkelere açmak isteyen Türkiye’de deniz taşımacılığının hızla gelişmeye başladığı görüldü. Deniz ticaret filosu 1980’de 1,7 milyon grostondan 1984’te 3,8 milyon grostona yükseldi.